KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2017/1041 E., 2019/4236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/03/2015 gününde verilen dilekçe ile Orman Kanunu'na muhalefet nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat talebinin kabulüne dair verilen 11/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, ormanlık alanda hayvan otlatmadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının olay tarihinde 53 adet küçükbaş hayvanı otlatırken yakalandığını, sahada yapılan incelemede 1 hektar alanda toplam 397 adet fıstık fidanlarının sürgünlerinin yenmek suretiyle tahrip edildiğini iddia ederek fidan bedeli ve ağaçlandırma giderinden oluşan zararın giderimini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda fidan bedeli ve ağaçlandırma giderine hükmedilmiştir.
Dosyanın incelemesinde; mahkemece davacı ... idaresinin yetkilileri tarafından düzenlenen suç tutanağındaki tespitler esas alınarak hüküm tesis edilmiş ise de davalı tarafından davaya konu yer ile ilgili delil tespiti istemi üzerine alınan bilirkişi raporunda söz konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu alanın orman sayılan yerlerden olup olmadığı orman bilirkişisi eşliğinde gerekli kayıtların mahalline uygulanmak suretiyle yapılacak bir keşif sonucunda anlaşılabilecektir. Mahkemenin bu yönü gözetmeden eksik inceleme ile karar vermesi doğru değildir. Şu durumda mahkemece davaya konu alanda orman bilirkişisi marifetiyle keşif icra edilerek öncelikle taşınmazın orman sayılan yer kapsamında olup olmadığı belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/1041, K. 2019/4236, 30 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama