KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2017/1198 E., 2017/3541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2017
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/07/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalı idarenin hizmet kusuru nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, askerlik hizmetine alındığı sırada yapılan sağlık kontrollerinde herhangi bir rahatsızlığının olmadığının tespit edildiğini, askerlik hizmetini yerine getirirken hastalığına yakalandığını, askerlik görevinin ifası sırasında koğuş, lavabo, tabak vb eşyaların ortak kullanılması nedeniyle bu hastalığın bulaştığını iddia ederek uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini istemiştir.
Davalı, esas yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ... kamu tüzel kişidir. Anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemleri de kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. Davacının Komutanlığı'nda askerlik görevini yapmakta iken hastalığına yakalandığı iddia edildiğine göre; İdare’nin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Yerel mahkemece davalı yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/1198, K. 2017/3541, 31 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama