İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/1273 K.2020/1442

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/12/2012 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/09/2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi…

Esas2017/1273Karar2020/1442Tarih1 Haziran 2020Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2017/1273 E., 2020/1442 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/12/2012 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/09/2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Davacı vekili; müvekkili Oda’nın 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile kurulmuş olan bir meslek örgütü olduğunu, anılan Kanun’un 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde Oda’nın gelirleri arasında yıllık üye aidatlarının gösterildiğini, Oda mensubu olan herkesin bu aidatları ödemek zorunda olduğunu, ödenmemesi durumunda ise ilgili Yönetmelikte genel hükümler dairesinde tahsil edileceğinin hükme bağlandığını, borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe davalının 2007 yılından bu yana tüm aidatlarını düzenli olarak ödemesi nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; ödeme emrinde borcun sebebi bölümünde “2011 dönemlerine ait aidat borcu” yazıldığını, ancak müvekkilinin aidat borcu bulunmadığını, dava dilekçesinde ise başkaca bir açıklama yapılmadan aidat borcu nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptalinin istenildiğini, Odaya kaydın yapıldığı 2007 yılında odaya giriş aidatı ve her yıl genel kurulca tespit edilen oda aidatını düzenli olarak ödediğini, icra takibine konu edilen 3.805,00 TL'nin neye göre ve nasıl hesaplandığının ne icra takibinde ne de dava dilekçesinde açıklanmamış olduğunu belirterek, davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; icra takibinde açıklama kısmında 2011 dönemlerine ait birikmiş aidat borcu için 3.805,00 TL yönünden ilamsız takip yapıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, davacıdan aidat borcunun dayanağı ile ilgili belgelerin istenerek bilirkişiden rapor alındığı, davanın konusunun ödenmeyen aidatlarla ilgili olup, 2007 Mart döneminde davacı Odaya giriş yapılan dönemde nakil giriş ücreti ve inşaat fonu olarak 805,00 TL, üye nakil harcı olarak 3.500,00 TL olmak üzere toplam 4.305,00 TL talep edildiği, ancak davalının Oda'ya girişte 500,00 TL ödeme yaptığı, ancak bakiye 3.805,00 TL'nin ödenmediği,

takibe konu alacağın 3.805,00 TL'lik bu alacak olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaliyle takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Dava itirazın iptali davası olup, yasal dayanağını 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Kanun’la değişik “6-İtirazın Hükümden Düşürülmesi” ana başlıklı 67. maddesinden almaktadır. “a) İtirazın İptali” alt başlıklı 67. maddede aynen;

“Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

(Mülga fıkra: 17/07/2003-4949/103. md)

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava eme hakkı saklıdır.

(Ek fıkra: 02/07/2012-6352/11. md) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz ettiği alacak üzerine açılan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere, takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı, genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler çerçevesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.

İtirazın iptali davası, Kanunda “İtirazın Hükümden Düşürülmesi” ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamını amaçlayan bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır.

İİK’nun 58. maddesine göre takip talebinde borcun sebebinin gösterilmesi ve borç bir belgeye dayanıyorsa bu belgenin takip talebine eklenmesi gerekir. Anılan Kanun'un 60. maddesine göre de ödeme emrinin takip talebine uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Ödeme emrini alan borçlu borcun sebebine ve takibin dayandığı belgeye göre aleyhindeki ilamsız icra takibine itiraz edebilir.

İcra takibinde yer alan ve borçlu tarafından itiraza uğrayan kısım, itirazın iptali davasının konusunu oluşturur.

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.

Diğer taraftan, İİK'nun 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açamamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir.

Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında, her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira, süresi içinde açılan dava, itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması halinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur.

Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil, alacağa hükmedilmesi istenecektir ve

verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda, takibe etkili itirazın iptali davasında ispat edilecek olan, takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olup, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağı itirazın iptali davası için bulunmamaktadır.

Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, genel hükümlere göre ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra hukuk mahkemelerinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak, borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır.

Açıklanan hususlar Hukuk Genel Kurulunun 03/05/2006 tarihli ve 2006/19-260 Esas, 2006/251 Karar, 14/12/2011 tarihli ve 2011/19-617 Esas, 2011/749 karar ve 18/09/2013 tarihli ve 2013/19-142 Esas, 2013/371 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Somut olayda davacı-alacaklı vekili, davalı-borçlu hakkındaki ilamsız takibinde. “3.805,00 TL aidat borcu (Tarih: 09/12/2011 Açıklama: 2011 dönemlerine ait birikmiş aidat borcunu)” borcun sebebi ve takip dayanağı olarak göstererek, 3.805,00 TL aidat borcu alacağının tahsilini istemiş, davalı ise 2007 yılından bu yana tüm aidatlarını düzenli olarak yatırdığından borçlu olmadığını bildirerek takibe itiraz etmiştir.

İtiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının dava dilekçesinde davacı vekili, yıllık aidat borcuna ilişkin takibe itiraz eden davalı borçlunun kötüniyetli olup, haksız itirazının iptali gerektiğini belirtmiştir.

Mahkemece dava ve takip konusu yıllık aidatlarla ilgisi olmayan nakil giriş harcı ve inşaat fonu üzerinde durulmuş, davalı tarafından bu duruma yargılamanın başından itibaren karşı çıkılmış, mahkemece takip ve dava konusu edilmeyen 3.500,00 TL üye nakil harcı ve 350,00 TL inşaat fonu değerlendirmeye alınarak yargılama yapılmış ve davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline yönelik hüküm oluşturulmuştur.

İtirazın iptali davasının açılması ve karara bağlanmasında takip talebi ve ödeme emri esas alınacaktır. Zira, davanın konusu, ilamsız icra takibine borçlunun yaptığı itirazın haklı olup olmadığıdır. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olup, takip ve dava konusu olmayan istemler bu davada dikkate alınamaz. Takipte talep edilmeyen üye nakil harcı ve inşaat fonu borçları konusunda karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi hükmüne de aykırılık oluşturur.

Öte yandan mahkemece yapılan yargılamada dosyadaki mevcut delillere göre davalının yıllık aidat borcu olmadığının belirlenmesine, takibe ve itiraza konu alacağı ispata yönelik başkaca delil ileri sürülmemiş olmasına ve böylece aidat alacağının varlığının kanıtlanamamasına göre, davalı itirazında haklıdır.

Yukarıdaki açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler ışığında; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, açıklanan yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/1273, K. 2020/1442, 1 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/1273
Karar No
2020/1442
Tarih
1 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/1284 K.2020/2117
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2017/1286 K.2020/1993
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/1296 K.2020/2106
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2017/1303 K.2020/1870
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/1313 K.2020/4601
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/1315 K.2020/4799

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.