İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/2479 K.2020/30

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ aleyhine 14/09/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda;…

Esas2017/2479Karar2020/30Tarih14 Ocak 2020Okuma6 dk · 1.157 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2017/2479 E., 2020/30 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.157 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ aleyhine 14/09/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/01/2020 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacı dava dilekçesinde, davalı şirkete ait internet sitesindeki 26/08/2015 tarihli yayın ile, yine aynı şirkete ait 27/08/2015 tarihli gazete nüshasındaki yayında kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirtilerek manevi tazminat talep etmiştir.

Mahkemece, davacının 1990'lı yıllarda öğrenciyken, ülkücü grup içerisinde yer aldığı ve ülkücülük faaliyetleri sırasında Hukuk Fakültesi Dekanını tehdit ettiği iddiası ile hakkında kamu davası açıldığı, davacının 20 yıl sonra Danıştay'a tetkik hakimi olarak atanması nedeniyle haberin güncel ve kamuoyunu ilgilendiren bir konu olduğu, bundan dolayı haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı ve davacının kişilik haklarına saldırıda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizin değerli çoğunluğunun mahkeme kararının onanması yönündeki görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum.

1-İsim ve soyisim rumuzlanmamıştır:

Mahkeme kararında, her ne kadar dava konusu yayınla hakimlik mesleğine alınma kriterlerinin eleştirildiği belirtilmiş ise de, davacının ismi rumuzlanmaksızın açık bir şekilde yer alması amacın eleştiriden çok davacıyı hedef aldığını göstermektedir. Keza aynı haberi davacının ismini rumuzlayarak vermekte mümkün olduğu halde ismi ve soyismi, çalıştığı kurumda belirtilerek açıkça yazılmıştır.

2-Masumiyet karinesi ihlal edilmiştir:

Gerek haberin başlığında gerekse içeriğinde bahsedilen tehdit olayından dolayı davacı hakkında kamu davası açılmış ve beraatle sonuçlanmıştır. Böylelikle habere konu yapılan tehdit olayının subuta ermediği anlaşılmasına rağmen "masumiyet karinesi" hiçe sayılarak davacının geçmişte suç işlediği izlemi verilmiştir.

3-Üstün bir kamu yararı yoktur:

Haber, 20 yıl önceki çok eski tarihli bir olaya dayanmakta olup güncel değildir. Olayın tekrar gündeme gerilmesini gerektirecek üstün nitelikli bir kamu yararı yoktur. Bir kamu görevlisi olan davacının siyasi düşüncesi kanaatleri ve geçmişi hiç kimseyi ilgilendirecek hususlardan değildir. Basit bir tehdit suçundan beraat eden bir kişinin sonradan hakim olarak atanması kamuoyunu ilgilendiren hususlardan değildir.

4-Özle biçim arasındaki denge bozulmuştur.

Haberde hakimlik mesleğine atanma kriterlerinden çok davacının siyasi eğilimleri, fikir yapısı ve beraatle sonuçlanan tehdit olayı anlatılarak özle biçim arasındaki denge bozulmuştur. Yayında esasen HSK'ya yönelik bir eleştiri de yoktur. Dönemin Hukuk Fakültesi Dekanının davacının hakimlik mesleğini hak etmediği şeklindeki kişisel subjektif kanaati vardır. Amaçlanan konudan farklı bir konu anlatılarak eleştiri sınırları aşılmıştır.

5-Unutulma hakkı ve kişisel verilerin korunması hakkı ihlal edilmiştir:

AİHS'nin 8.maddesinde yer alan özel hayata ilişkin düzenleme Anayasa'mızın 20, 21 ve 22. maddelerinde karşılığını bulmaktadır. Anayasa'mızın 20. maddesinin 3. fıkrasında Herkes kendisiyle ilgili kişisel verilen korunmasını isteme hakkında sahip olduğu belirtilmiştir. Konuyla ilgisi nedeniyle burada Avrupa Birliği içerisinde en üst mahkeme olan Avrupa Birliği Adalet Divanı tarafından açıklanan 95/46/EC sayılı direktife de değinmek gerekmektedir.

Söz konusu direktifte ve sonrasında oluşturulan yargı kararlarında yer alan unutulma hakkı da kişisel verilerin korunması hakkı ile yakından ilgilidir. Unutulma hakkı, bireyin çerçevesi ulusal ve uluslararası metinlerle çizilen her türlü kişisel verinin korunmasını sağlayan bir haktır. Kişisel verilerin kişinin rızası dışında yayılması sonucunda kişinin temel hak ve özgürlüklerinin tamamı doğrudan etkilenmektedir.

5237 sayılı TCK'nın 135. maddesinin gerekçesinde "gerçek kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edildiği, kişisel verilerin, bilgisayar ortamında veya kağıt ortamında kayda alınması arasında bir ayrım gözetilmediği belirtilmiştir." Yine 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun 3.cü maddesinde, kimliği belirli yada belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi kişisel veri olarak nitelendirilmiştir.

Gerek AİHM'nin gerekse AYM'nin bir çok kararında belirtildiği üzere kişinin Adı, Soyadı, siyasi görüşü, üye olduğu dernekler, alışkanlıkları, sevdiği kitaplar, yaptığı spor faaliyetleri, aldığı cezalar, yargılandığı suçlar, bu suçlara ilişkin bilgi ve kayıtlar vs. gibi veriler, korunması gereken kişisel veri olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17/06/2014 tarih, 2012/12-1510 E, 2014/331 K sayılı kararında nelerin kişisel veri olduğu örneklendirilmek suretiyle sayılmıştır. Buna göre bir kişinin beraat etmiş olsa bile yargılandığı bir suça ilişkin bilgi ve belgeler, siyasi eğilimi, dünya görüşü, bir derneğe üye olması v.s. gibi veriler kişisel veri olarak kabul edilmiştir.

Konuyla ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/06/2015, 2014/4-56 E, 2015/1679 K.sayılı kararında unutulma hakkı ve bunun sonucu olan kişisel verilerin ve kişilik haklarının korunmasının sınırları açıklanmış, üstün bir kamu yararı olmadığı sürece dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilen silinmesini ve yayılmasını önleme hakkı olarak tanımlanmıştır. HGK'ca unutulma hakkına ayrı bir boyut daha kazandırılarak sadece dijital verileri için değil,bu hakkın insan haklarıyla ilişkisi dikkate alındığında, kamunun kolayca ulaşabileceği diğer fiziksel yerlerde tutulan kişisel verilere yönelik olarak da kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kişisel verilerin korunması hakkı ile unutulma hakkı birbiriyle bağlantılı kavramlardır. Her iki hakkında özünde de bireyin onurlu yaşaması, kişiliğini serbestçe geliştirmesi, kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarrufta bulunması, geçmişte kalmış ancak tekrar gündeme gelmesi rahatsızlık uyandıracak kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının önüne geçilmesi düşüncesi yatmaktadır.

Bütün bu açıklamaların ışığı altında somut olaya bakacak olursak davacının henüz öğrenciyken, fakülte dekanını tehdit ettiği iddiası ile hakkında açılan kamu davasında beraat ederek aklanmasına rağmen "26/08/2015 tarihli internet yayını ile 27/08/2015 tarihli gazete nüshasında" davacının tehdit suçunu işlediği algısı oluşturulmuş ve kişisel verilerden sayılan iddianame ve kamu davasından bahsedilerek geçmişte kalmış ve tekrar gündeme getirilmesi rahatsızlık uyandıracak konular davacı aleyhine kullanılmıştır.

Yine davacının 1990'lı yıllarda ülkücü faaliyetlere katıldığı, tehdit fiilini de bu faaliyetleri neticesinde gerçekleştirdiği, bu tür olaylara karışan kişilerin hakim olarak atanmasının şaşırtıcı olduğu belirtilerek, hiç gerekmediği halde davacının siyasi görüşü ve kişisel kanaatleri kamuoyuna açıklanarak hakim olarak atanan davacının tarafsız ve bağımsız olmayacağı hakimlik mesleğini hak etmediği gibi bir algı oluşturmaya çalışılmıştır.

Yukarıda da açıklandığı üzere davacının geçmişteki düşüncesi, görüşü ve kanaatleri, siyasi eğilimi, yargılanıp beraat ettiği olaya ilişkin bilgi ve belgeler korunması gereken kişisel verilerden olup, unutulma hakkı kapsamındadır. Davacının geçmişteki siyasi eğilimlerinin ve dünya görüşlerinin gündeme getirilmesi bir hakim olarak bağımsız ve tarafsız olması gereken davacıyı hedef olarak göstermiş ve bundan sonrası için de görevini yapmasını zorlaştırmıştır.

Açıklanan nedenlerle yaptığı görevden dolayı kamuoyunun güvenine mazhar olması gereken davacının kişilik haklarına haksız bir şekilde saldırıda bulunulduğu ve her iki yayın açısından da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

6-İki talep bulunmasına rağmen tek bir talep gibi değerlendirme yapılmıştır. Her iki yayındaki sorumlular birbirinden farklıdır:

Kabule göre de bir internet yayını ve bir de gazete yayını olmasına rağmen tek hüküm kurulması hatalıdır. Davacının internet yayını için ne kadar tazminat istediği, gazete yayını için ne kadar tazminat istediği açıklattırılarak sonuca gidilmesi gerekirken bu hususa da dikkat edilmemiştir. 5651 sayılı yasanın 5/1 maddesine göre davalı şirketin internet yayınından dolayı uyarıya dayalı sorumluluğu bulunmaktadır. Bu konuda davacının yayının kaldırılması konusunda gerekli uyarıyı yapıp yapmadığı araştırılmalıdır. Uyarı yapılmışsa sorumluluğun doğacağı yapılmamışsa davanın bu bölümü için husumetten red kararı verilmesi gerektiği açık bir yasal düzenleme olmasına rağmen bu hususa da dikkat edilmemesinin bozmayı gerektirdiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 14/01/2020

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/2479, K. 2020/30, 14 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/2479
Karar No
2020/30
Tarih
14 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/2482 K.2020/140
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/2484 K.2020/493
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/2485 K.2020/589
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/2486 K.2020/428
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/2486 K.2020/16
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/2487 K.2020/349

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.