İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/3052 K.2020/918

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/12/2015 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/06/2016 günlü…

Esas2017/3052Karar2020/918Tarih26 Şubat 2020Okuma5 dk · 1.074 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2017/3052 E., 2020/918 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.074 kelime·5 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/12/2015 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalının 18/06/2014 tarihinde yaptığı basın toplantısında, müvekkilinin, vatandaşlarla çektirdiği fotoğrafları, terör örgütü mensuplarının şiddet içeren fotoğraflarıyla birlikte basına göstermek ve terör örgütüyle ilişkilendirecek şekilde sözler sarf etmek suretiyle müvekkilinin kişilik haklarını zedelediğini beyan ederek manevi tazminat talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacıyı küçük düşürme kastıyla hareket etmediğini, daha önce basında yer alan kişileri terör örgütü mensubu zannedip eleştiride bulunduğunu, yaptığı açıklamanın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; davalı tarafından yapılan basın toplantısında söylenen sözlerin muhatabının doğrudan davacı olmadığını, ayrıca davacının topluma mal olmuş bir kişi olması nedeniyle davalının ifade özgürlüğünün üstün tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlık; davalının, davacı hakkında sarf ettiği sözlerin ve terörist fotoğraflarıyla davacının dava dışı üçüncü kişilerle çektirmiş olduğu fotoğrafları kullanmak suretiyle terör örgütü ile ilişkilendirmesinin, ifade özgürlüğü ya da kişilerin şeref ve itibarına saygı gösterilmesini isteme haklarından hangisinin kapsamında kaldığına ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi gereğince kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat talep edebilir.

İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir.

Muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır.

Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir (Anayasa Mahkemesi (AYM); ..., B. No: 2014/12151, 4/6/2015; ..., B. No: 2013/9343, 4/6/2015; ..., B. No: 2014/6128, 7/7/2015).

İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); Von Hannover/Almanya, B. No: 40660/08 ve 60641/08, 7/2/2012 ve AYM; Kemal Kılıçdaroğlu (3), B. No: 2015/1220, 18/7/2018).

Ancak belirtmek gerekir ki ifade özgürlüğü sınırsız değildir. Başta siyasi kişiler olmak üzere, en geniş hâlde dahi ifade özgürlüğünün, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerekir. Bu gereklilik, temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiğini belirten Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur (AYM; ..., B. No: 2013/1461, 12/11/2014).

Bu itibarla, Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğünün sınırlandırılma nedenlerinden biri de başkalarının şeref ve itibarının korunmasıdır.

Davalının söylediği sözlerin ve gösterdiği fotoğrafların, ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığını tespit ederken mahkemece ortaya konulan gerekçenin, bu özgürlüğü sınırlamak için yeterli ve ilgili olmasının yanında, ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamanın, demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik, ölçülü, orantılı ve istisnai nitelikte olması gerekir.

Buna göre, ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değil ise demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

Kamuya mal olmuş kişilerin şeref ve itibarı ile ifade özgürlüğünün çatışması hâlinde bu iki hak arasında makul bir denge kurulmalıdır. Dengeleme yapılırken; dava konusu açıklamanın kamu yararına ilişkin bir tartışmaya sağladığı katkı, ilgili kişinin tanınırlığı, toplumdaki rolü ve işlevi ile yazıya konu olan faaliyetin niteliği, açıklama veya yayının konusu, kapsamı, şekli ve etkileri, ilgili kişinin daha önceki davranışları, bilgilerin elde edilme koşulları ve gerçekliği ile uygulanan yaptırımın niteliği göz önüne alınmalıdır (AYM; Kemal Kılıçdaroğlu (3), B. No: 2015/1220, 18/7/2018).

Somut olayda, ... Partisi (...) sözcüsü olan ...’un 18/06/2014 tarihinde yaptığı basın toplantısında, davacıyı kastederek “Değerli arkadaşlarım, şimdi bazı fotoğraflar göstereceğim size. Bunlar çok iç açıcı fotoğraflar değil biliyorum … acımasız görüntüler. Altta sıfırlama talimatı alan Maktum, o kişilerle sarmaş dolaş, yemek yiyorlar, kebap yiyorlar. Ziyaretler, hastanede tedavi edilirken ziyaretler.

Bunlar acı sahneler değerli arkadaşlar, bunlar kabul edilecek uygulamalar değil. Siz kimle halvet oluyorsunuz, kiminle kol kolasınız, kimi arka bahçeniz yaptınız ve şu insanlara ve şu katliamı yapanlara terörist diyemiyorsunuz. Bunlar terörist, katil.

Türkiye’ye getirdiği manzarayı bilgilerinize sunmak istedim.” şeklinde sözler söylediği ve aynı zamanda davacının bir lokantada vatandaşlarla çektirdiği fotoğrafları, terör örgütü mensuplarının şiddet içeren fotoğraflarıyla birlikte basına gösterdiği anlaşılmak

İfade özgürlüğünün sınırı, kişilerin şeref ve itibarının korunması hakkıdır. Çatışan bu iki hak arasında dengeleme yapılırken öncelikle dava konusu basın açıklamasının davacıya ilişkin bölümünün, kamuoyunu ilgilendiren ve kamunun yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığına bakılmalıdır. Siyasi iktidarın terör örgütleriyle mücadele yöntemi elbette muhalefetin eleştirisine açık olmalıdır. Ancak hiçbir siyasi görevi bulunmayan davacının söz konusu terör eylemlerinden sorumlu tutulması ve bu kapsamda terör örgütü ve mensuplarıyla hiçbir ilgisi bulunmayan davacıya ait fotoğrafların, teröristlerin vahşice öldürdükleri insanlara ait fotoğraflarla basına sunulmasında kamusal bir yararın varlığından bahsedilemez.

İkinci olarak davalı, çok basit bir araştırmayla davacıya ait fotoğraflar ile terör örgütü üyelerinin fotoğraflarını ayırt edebilecekken özensiz davranarak davacının kişilik haklarına zarar vermiş, böylece ifade özgürlüğünün sınırlarını aşmıştır. Siyasi parti sözcüsü olan davalının, kamuoyuna sunduğu bilgi ve belgelerin, güvenilir kaynaklardan temin edildiğini denetlemesi, asgari özen ve dikkati göstermesi, aksine durumun sorumluluk doğurabileceğini bilmesi gerekirdi. Kişilerin şeref ve itibarının korunması hakkına riayet noktasında davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda davacının şeref ve itibarının korunmasını isteme hakkı, davalının ifade özgürlüğünden üstün tutulmalı ve davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı kabul edilmelidir. İfade özgürlüğüne bu kapsamda getirilen sınırlama, ölçülü ve orantılı olduğu gibi demokratik toplum düzeninin gereklerine de uygundur. Dolayısıyla basın açıklamasında sunulan fotoğraflar ve söylenen sözlerle, devletin resmi makamlarınca terör örgütü olarak kabul edilmiş bir yapıyla davacıyı ilişkilendirmek suretiyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı sonucuna varılmıştır.

Şu durumda; kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı yararına 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi uyarınca uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/02/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/3052, K. 2020/918, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/3052
Karar No
2020/918
Tarih
26 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/3053 K.2020/919
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/3053 K.2020/3182
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/3054 K.2020/3183
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/3055 K.2020/3184
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/3057 K.2020/437
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/3058 K.2020/3185

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.