KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2017/3675 E., 2018/368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 14/01/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi ve birleşen ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/200 esas sayılı dava dosyasında; davacı Maliye Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/04/2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 17/03/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ..., ..., ... vekilleri ile ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...'un temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Dava dilekçesinde, davalılardan 130.173,50 TL'sının tahsili istenmiş, mahkemece temyiz eden davalılar yönünden istemin tümden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, hakkındaki dava tümden reddedilen davalılar lehine reddedilen miktar üzerinden 13.178,92 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken 5.181,36 TL vekalet ücreti tayini ile eksik ücret takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davalılar lehine eksik vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 438 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/3675, K. 2018/368, 24 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama