İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/3886 K.2018/2513

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve T ... Yatırım San.ve Tic. A.Ş. aleyhine 14/01/2016 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama…

Esas2017/3886Karar2018/2513Tarih2 Nisan 2018Okuma5 dk · 936 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2017/3886 E., 2018/2513 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Nisan 2018
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

936 kelime·5 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve T ... Yatırım San.ve Tic. A.Ş. aleyhine 14/01/2016 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/12/2016 günlü kararın istinaf incelemesinde; davacı ve davalı yanın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-(1) maddesi gereğince esastan reddine yönelik olarak verilen 15/05/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Davacı vekili; müvekkilinin yayın tarihinde ... İlaç ve ... Daire Başkanı olduğunu, ... Gazetesi’nin 29/08/2015 günlü nüshasının 9. sayfasında müvekkilinin resmine yer verilmek suretiyle yayınlanan “...’da Şimdi de ... Atama Skandalı Patladı” başlıklı haberde müvekkili hakkında gerçek dışı bir haber yapıldığını, müvekkiline yönelik paralel yapı suçlamasının hiçbir dayanağının bulunmadığını, kamuoyunda haksız bir kampanya yürütülmeye çalışıldığını, kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekili; haberde davacının fotoğraflarına yer verilmesinin kişilik haklarının ihlal edildiği anlamına gelmediğini, davaya konu haberin gündeme geldiği tarihlerde davacının gerek yazılı gerekse görsel basında pek çok habere konu olduğunu ve ifa ettiği kamu görevi nedeniyle tüm Türkiye tarafından tanındığını, toplumu yakından ilgilendiren bir haberde davacının önceden yayınlanmış olan fotoğraflarının kullanılmasının doğal olduğunu, haberde davacının ... İlaç ve Eczacılık Daire Başkanlığına atanması üzerine ortaya çıkan ve gündemde tartışma yaratan iddiaların aktarıldığını, haberin güncel olup yayınlanmasında kamu yararı bulunduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; davacı hakkında herhangi bir soruşturma, açığa alma ve ihraç kararının bulunmadığı, davaya konu yayın ile kamuoyunu bilgilendirme sınırlarının aşıldığı, doğrudan davacının hedef alınarak, paralel yapı ile bağlantısı olduğu ve paralel vurgun için seçtirildiği

algısı oluşturulduğu, yayınla ilgili hiçbir delil ve belge sunulmadığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükme karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuşlardır.

Bölge Adliye Mahkemesince; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır.

Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir.

Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.

Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.

Davaya konu haberin incelenmesinde; haberin bütününde Sosyal Güvenlik Kurumunda paralel yapılanmaya yakın kişilerin yerleştirilme çabasına girildiği konusunun işlendiği, paralel yapının Kırmızı Kitap olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesinde öncelikli tehdit olarak yer aldığı, paralel örgüte yakın kişilerin Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurumlara atamalarının yapılmasının ilaç sektöründe de endişe ve tartışmaya neden olduğu, bu anlamda ...’nın en önemli daire başkanlığı olan İlaç ve Eczacılık Daire Başkanlığına bu alanda hiçbir deneyimi olmayan davacının normal prosedür dışına da çıkılarak getirilmesinin eleştirildiği ve bu atamanın oluşturduğu şüphenin dile getirildiği, ancak haberde davacının daha önce yardımcılığını yaptığı dava dışı sendika başkanının paralel yanlısı

açıklamalarından dolayı atama haberinin ayrı bir boyut kazandığına işaret edilip bu açıklamalara yer verildiği, dolayısıyla haberde doğrudan davacının hedef alınmadığı, davacının liyakati ve atanma usulünün eleştirildiği görülmektedir.

Haberin bir bütün olarak değerlendirilmesinde, kamusal yarar içeren bir tartışmaya katkı sağlamış olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumunun üst düzey yönetimine yapılan atama yöntemi, dönemin koşulları ve Devletin tehlike olarak gördüğü bir yapıyla mücadelesine yer verilerek, gündemde olan konular hakkında kamuoyuna yönelik değerlendirmeler içerdiği dikkate alındığında; davaya konu haberin kamu yararı üstün tutulmak suretiyle kaleme alındığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklanan ilkeler ve haberin kaleme alınış amacı nazara alındığında, basın özgürlüğünün bu haberde kişi özgürlüğüne üstün tutulması gerektiği sonucuna varılmalıdır.

Şu halde, ilk derece mahkemesince istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/3886, K. 2018/2513, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/3886
Karar No
2018/2513
Tarih
2 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/3889 K.2018/3468
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/3889 K.2018/2448
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/3891 K.2018/5841
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/3891 K.2018/2728
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/3893 K.2018/3813
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/3893 K.2018/2771

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.