İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/3932 K.2017/8309

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/05/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/07/2017 günlü…

Esas2017/3932Karar2017/8309Tarih14 Aralık 2017Okuma5 dk · 991 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2017/3932 E., 2017/8309 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Aralık 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

991 kelime·5 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/05/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/07/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1- Davacının temyiz itirazları yönünden;

a) Dava, kasten yaralama eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Davacı, olay tarihinde davalıyla aralarında çıkan tartışma neticesinde, davalı tarafından demir çubukla darp edildiğini, olay sırasında sağ kolunun kırıldığını, sırtında yırtılma meydana geldiğini, olaydan sonra üç kez ameliyat olmak zorunda kaldığını belirterek; maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı, olaya davacının neden olduğunu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak istemde bulunamayacağını belirterek; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davalı tarafından davacı vekiline, bozma ilamından önceki hükme binaen 16.545,00 TL ödendiğine dair makbuz dikkate alınarak, 30.000,00 TL maddi tazminattan, bu miktarın mahsubuyla, 13.455,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak, davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece verilen 03/10/2011 tarihli, davanın kısmen kabulüne dair ilk hüküm, Dairemizin 07/02/2013 gün, 2012/831 esas, 2013/1957 karar sayılı ilam ile bozulmuştur.

Bozma ilamından sonra yapılan yargılama sırasında, davalı vekili tarafından dosyaya, 13/10/2014 tarihli dilekçe sunulmuş, dilekçede; ilk hükümde tahsiline karar verilen tazminatın aslı, faizleri, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, davacı tarafa banka kanalıyla, 16.545,00 TL olarak, ihtirazi kayıt ileri sürülmek suretiyle, 28/11/2011 tarihinde ödendiği belirtilmiştir. Mahkemece de bu ödemenin davacının maddi tazminat isteminden tenzili gerektiği benimsenmiştir.

Ancak yapılan bu ödemenin, infaz aşamasında değerlendirilmesi gerekmekte olup, davacının maddi tazminat isteminden düşülmesi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.

b) Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre; hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine .

verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Davaya konu somut olayda; olay tarihi, olayın gelişimi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde; davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

c) Dairemizin 07/02/2013 gün, 2012/831 esas, 2013/1957 karar sayılı bozma ilamının (2-b) numaralı bendinde; davacı tarafından yapıldığı iddia edilen tedavi giderleri yönünden, belgeli giderlerin yaralanmayla ilgili ve uyumlu olup olmadığının, olayın niteliğine göre belgelenemeyen giderler bulunup bulunmadığının, var ise; makul miktarının doktor bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve dosya bozma ilamı doğrultusunda rapor hazırlanması için doktor bilirkişiye tevdi edilmiştir. Doktor bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ve ek raporlarda; belgeli giderin yapılan tedaviyle uyumlu olduğu belirtilmiş ancak, olayın niteliğine göre belgelenemeyen gider bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususunda bir değerlendirme yapılmamış ve görüş bildirilmemiştir.

Uyulan bozma ilamı doğrultusunda, bilirkişiden bu hususta görüş sorulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yön gözetilmeksizin hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2- Davalının temyiz itirazları yönünden;

a) Davacı dava dilekçesinde; 5.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, bozma ilamı öncesi davasını ıslah ederek, maddi tazminat istemini 12.509,91 TL'ye yükseltmiştir.

Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin HMK'nun 26. maddesi gereğince, taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda, 30.000,00 TL yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği, bozma ilamı öncesi verilen ilk hükmün infazı nevinde davalı tarafından yapılan 16.545,00 TL'lik ödemenin de bu 30.000,00 TL'den tenziliyle, netice olarak 13.455,00 TL'nin tahsiline hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak davacının maddi tazminat istemi değil, manevi tazminat istemi 30.000,00 TL olup, davacı 12.509,91 TL maddi tazminat talep etmiştir.

HMK’nun 26. maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep ve sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Islahla arttırılan miktar gözetildiğinde, talebi aşar şekilde değerlendirme yapılması ve hüküm kurulması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.

b) Mahkemenin 03/10/2011 tarihli ilk hükmünde; davacının, davalının çalıştığı birime gitmiş olması hali, tahrik unsuru olarak kabul edilmiş ve hesaplanan tazminattan büyük oranda indirim yapılmıştır. Dairemizin 07/02/2013 gün, 2012/831 esas, 2013/1957 karar sayılı bozma ilamının (1) numaralı bendinde; Mahkemece yapılan haksız tahrik indiriminin somut olaya uygun düşmediği ve yapılan indirimin fazla olduğu belirtilmiştir.

Temyize konu eldeki kararın gerekçesinde ise; önce tahrik indirimi yapılmadığı bildirilmiş, ilerleyen cümlelerde; olayın gerçekleşmesinde davacının da kusuru bulunduğu belirtilmiştir. Gerekçe kendi içinde çeliştiği gibi, haksız tahrik indirimi yapılmaması şeklindeki kabul, uyulan bozma ilamına da aykırıdır. Mahkemece yapılacak iş, tüm dosya kapsamı değerlendirilerek ve ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiğinin dosya kapsamından tespit edilemiyor olması da gözetilerek, somut olayın oluşuna uygun miktarda haksız tahrik indirimi yapmaktır. Bu yön gözetilmeksizin, çelişkili gerekçeyle hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir.

c) Davalı, davacının tedaviye ilişkin tüm giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından karşılandığını, SGK tarafından yapılan ödemenin, kendisinden talep edilmesi nedeniyle, SGK ... İl Müdürlüğü'ne ödeme yaptığını savunarak, buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin ilgili Müdürlükten getirtilmesini talep etmiştir.

Mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmamış, davalının savunması karşılanmamıştır.

Davaya konu olay nedeniyle, herhangi bir tedavi gideri ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa miktarı ve bu ödemenin rücuya tabi bir ödeme olup olmadığı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan sorulmalı, buna ilişkin belgeler getirtilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın, yukarıda (1-a-b-c) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına, (2-a-b-c) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 14/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/3932, K. 2017/8309, 14 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/3932
Karar No
2017/8309
Tarih
14 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2017/3933 K.2017/15259
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/3933 K.2017/10392
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/3933 K.2017/27126
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/3933 K.2017/15209
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/3933 K.2017/14858
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/3934 K.2017/27125

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.