KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2017/3995 E., 2018/2076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Davacı...Petrol ve Tarım Ürünleri Gıda Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalılar Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu ve ...
Bank A.Ş. aleyhine asıl davada 07/10/2002, birleşen davada 10/09/2004 gününde verilen dilekçeler ile kira kaybından doğan zararın tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/05/2017 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/03/2018 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi.
Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenme olanağı bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davacı şirkete ait taşınmazın 01/10/1999 tarihli sözleşme ile kiracısı olan dava dışı Fulteks A.Ş. hakkında alınan tahliye kararının, davalıların müracaatı üzerine ceza ve hukuk mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir ve haciz kararları sonucu taşınmazın kapısının mühürlenmesi nedeniyle infaz edilemediği iddiasıyla açılan kira kaybından doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yerel mahkemece, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak, birleşen dava yönünden hükmün (2/a) bendinde karar verildiği halde ayrıca asıl dava ile birlikte (1/b) bendinde de hüküm kurulmak suretiyle tekerrür eder şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/3995, K. 2018/2076, 20 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama