KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2017/4250 E., 2017/7462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/02/2012 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/01/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, kurum zararına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı kurum vekili; V.H.K.İ olan davalı hakkında ... Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda, direksiyon eğitim sınav uygulama ve değerlendirme komisyon üyelerine 19.397,40-TL eksik ücret ödemesi yaptığının ve bankadan MTSK hesabından çektiği ve kırtasiye payı haricinde ilgili birimlere/kişilere dağıtılması gereken tutar dışında kullandığı 9.581,10-TL miktarı belgelendiremediğinin tespit edildiğini beyan ederek, zararın tazminine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiği savunmuştur.
Yerel mahkemenin davanın kabulüne dair ilk kararı, Dairemizin 29/04/2015 gün ve 2014/16736 esas, 2015/5334 karar sayılı ilamı ile; sınav komisyonunda görev alanlara yapılmayan ödemeler nedeniyle davacının doğrudan zarara uğradığının kabul edilemeyeceği, bu miktar yönünden istemin reddine karar verilmesi gerektiği, harcandığına yada kullanıldığına ilişkin belge ibraz edilemeyen 9.581,10 TL'lik kırtasiye gideri zararına ilişkin ise, bu zararın 9 yıllık bir sürede oluştuğu ve bu süreçte yapılan tüm harcamaların belgelenemeyeceği gözetilerek,
davalı yararına TBK'nın 52. maddesi uyarınca uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda. TBK’nın 52. maddesi doğrultusunda takdiren %25 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; dava konusu olayın gerçekleşme biçimi, çalışma koşulları, iş yoğunluğu, zararın 9 yıllık sürede meydana gelmesi gözetilerek; tahsiline karar verilen zarar miktarından TBK’nın 52. maddesi doğrultusunda daha yüksek oranda indirim uygulanması gerekirken % 25 oranında hakkaniyet indirimi yapılması yerinde değildir. Davalı yararına daha üst düzeyde indirim uygulanmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/4250, K. 2017/7462, 21 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama