İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/452 K.2017/2256

Davacı tarafından, davalı ve diğerleri aleyhine 29/05/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan yönünden davanın husumet nedeniyle reddine,…

Esas2017/452Karar2017/2256Tarih26 Nisan 2017Okuma5 dk · 1.093 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2017/452 E., 2017/2256 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Nisan 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.093 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından, davalı ve diğerleri aleyhine 29/05/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalılardanyönünden davanın kabulüne dair verilen 20/10/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, icra memurunun kusurlu eyleminden dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalılardan yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, dava konusu plakalı aracı 20/12/2010 tarihinde sayılı dosyası ile ihale yoluyla aldığını, ihale aşamasında aracın çenç olup olmadığına dair bir inceleme yapılmadığını, aracı 24/03/2011 günü isimli şahsa sattığını, ihale bedelinin tutarının dosya alacaklısı olan cra müdürlüğü aracılığıyla ödendiğini, tarafından aracın çenç olduğunun tespit edilerek bağlanması üzerine araç sahibi kendisi aleyhine tazminat davası açtığını, bu dosyada bilirkişi heyetince tanzim edilen raporda aracın davacıya satışından önce çenç olduğunun belirtildiğini, bu nedenle tazminata mahkum edilerek icra dosyasına 54.041 TL yatırmak durumunda kaldığını, icra müdürlüğünün tüm kontrolleri yapmadan aracı ihaleye çıkardığını belirterek, uğradığı zararın giderilmesini istemiştir.

Davalı ihalenin yasaya uygun olarak yapıldığını, olayda idarenin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, 34 ZK 8245 plakalı aracın kıymet takdirinin 22/07/2010 tarihinde esas sayılı dosyasında yapıldığı, kıymet takdir tutanağında icra müdür yardımcısı ile yedieminin imzalarının bulunduğu, kıymet takdiri yapılırken makine mühendisi veya araç satışı ile uğraşan galerici veya komisyoncunun hazır bulundurularak tam bir tespit yapılmadığı, oysa 16/06/2011 tarihli ekspertiz raporuna göre şase numarasının metal etrafında aletli müdahale ve kaynak izlerinin bulunduğunun görüldüğü, bu şase numarasının monte edilmesi suretiyle çenç olayının gerçekleştiği, çenç

olayını tespit edemeyen icra müdürlüğünün kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın davalı Maliye Hazinesi yönünden kabulüne, davalı ava ile doğrudan bağlantısı olmadığı gerekçesiyle, adı geçen davalı hakkında davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Dosya arasındaki bilgi ve belgeler tümüyle incelendiğinde. 16.06.2011 tarihli ekspertiz raporuna göre dava konusu aracın şase numarasının metal etrafında aletli müdahale ve kaynak izlerinin bulunduğunun görüldüğü, bu şase numarasının monte edilmesi suretiyle çenç olayının gerçekleştiğinin belirtildiği görülmektedir.

Dava konusu araçta yapılan çenç işleminin ancak alanında uzman kişilerce anlaşılabilecek nitelikte olduğu, dava konusu edilen olayın çözümünün özel teknik bilgiyi gerektirdiği hususu da gözetilerek dava konusu çenç (change) aracın icra müdürlüğünce yapılan ihale ile davacıya satılmasında icra müdürünün herhangi bir kusurlu eylemi bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Şu durumda kusur sorumluluğuna dayanan uyuşmazlıkta; mahkemece, İcra ve İflas Kanununun 5. maddesi gereğince davanın reddi gerekirken, kabulü doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 26/04/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, icra Müdürlüğünden ihale yoluyla satın alınan araçta çıkan hukuki ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.

Davacı, dava konusu plaka nolu aracı 20/12/2010 tarihinde icra müdürlüğünün yaptığı ihaleden satın aldığını, ihale bedelinin dosya alacaklısı ödendiğini, daha sonra bu aracın muayenesini yaptırarak dava dışı sattığını, ancak aracın savcılığının yaptığı bir soruşturmada çenç olduğunun anlaşıldığını, dava dışı kendisine karşı açtığı dava sonucunda araç bedeli olarak 33.480,00 TL'lik tazminat ödemeye mahkum edildiğini, bu bedeli yargılama giderleri ile birlikte 54.041 TL olarak ödediğini, olayda kendisinin hiçbir kusuru olmadığını, devlete güvenerek aracı ihale yoluyla satın aldığını belirterek, araç için ödediği bedelin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın, davalı yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı hazine yönünden kabulüne karar verilmiştir.

1-Karar davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dairemiz çoğunluğunun bozma kararına aşağıdaki nedenlerden dolayı katılmıyorum,

ve iflas müdürleri ile yardımcılarının ve icra iflas dairesi katip, mübaşir ve hizmetlilerinin kusurlu hareketleri ile takibin taraflarına ve 3. kişilere vermiş oldukları zararlardan dolayı devletin hukuki sorumluluğunu düzenlemiştir. Yasada devletin sorumluluğu icra görevlilerinin kusuruna dayandırılmış olsa da, aynı madde kapsamında icra iflas dairesi görevlilerinin kusuru dışında oluşan zarardan dolayı devletin kusursuz sorumluluğu da bulunmaktadır. İcra İflas dairesi görevlilerinin kusurlu davranışlarındaki sorumluluk aynen adam çalıştıranın sorumluluğu gibi kusursuz sorumluluğun özel bir halidir. Üçüncü kişileri karşı devlet her halükarda sorumludur.

Somut olayda ihaleyi yapan iflas dairesi görevlilerinin hacizli aracı ihaleye çıkartırken bütün niteliklerini tespit ederek satış şartnamesinde göstermesi gerektiği halde, bu konuda yeterli araştırmayı yapmayarak kusurlu davranmıştır.

Keza İcra memuru aracın kıymet takdirini yaparken bütün nitelikleri belirlenmeli, gerekirse bu konuda uzman bilirkişi incelemesi yaptırmalı, trafik tescil müdürlüğü ile gerekli yazışmaları yaparak araçta hukuki ve maddi ayıp bulunup bulunmadığını tespit ettirmelidir. Mevcut olayda icra müdürlüğü bu konuda gerekli tespiti yapmadığından dolayı kusurlu olduğu açıktır. Davacı devletin yaptığı ihaleye güvenerek ihaleye katılmış ve aracı satın almıştır.

Olayda davacının kusuru yoktur. Devletin yetkili organları aracılığıyla yapılan bir ihalede, ihaleyi yapan memurların kusuru olmadığından devletin sorumlu olmayacağını söylemek devlete olan güveni sarsacaktır.

2-Ayrıca TMK'nın 989. maddesi uyarınca kaybedilen veya çalınan eşya bakımından taşınır davası açılabilmesinin koşulları açıklanmıştır. Buna göre, çalınan taşınır bir mal açık artırmadan veya pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası, ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir.

Yargıtay 2002/4-608 E., 2002/643 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere taşınır malın açık artırmadan veya pazardan veya ona benzer eşya satan bir satıcıdan alınmış olması halinde iyiniyetle hareket eden ilk ve sonraki satın alanlar hakkında açılacak istihkak davası ancak bir satış bedelinin geri verilmesi koşulu ile açılabilir denilmektedir. Davacı aracı icra müdürlüğünden satın aldığına göre iyiniyetlidir. Kendisine aracı satan da devletin yetkili icra dairesidir.

Alıcı İİK.'nın 133 maddesine göre ihale ile mülkiyeti kazanmıştır. Ancak davacı taşınır mülkiyeti hükümlerine göre aracı kendisine satan (bayine) karşı bedelin iadesi davası açabilmesi hakkına sahiptir.

2918 sayılı Yasanın 19. maddesine göre trafik siciline iyiniyetle güvenerek hareket eden kişinin iyiniyeti korunmalıdır. Trafik sicilinin tutulmasında da devlet kusursuz olarak sorumludur. Şöyle ki, hukuki sebebi bulunmayan ya da geçerli olmayan bir kayda (yolsuz tescil) dayanarak hak iktisap eden iyiniyetli kişinin bu iktisabının korunduğu hallerde sicile güvenden söz edilir. Kısacası çenç bir aracın yanlış tutulan kaydından dolayı da devlet sorumludur.

3-Yine TBK'nın 219/1 maddesine göre bir satım sözleşmesinde ortaya çıkan maddi ve hukuki ayıplardan satıcı sorumludur. Mevcut olayda araç icra müdürlüğünün yaptığı ihale sorucu açık artırmayla alıcıya satılmıştır. Satılan aracın hırsızlık malı olması bir hukuki ayıp olup, bu ayıptan yine satıcı sorumludur.

Sonuç olarak, çenç bir aracın icra yoluyla satışında, satışı yapan icra dairesi görevlilerinin kusurlu sayılması gerektiği gibi, bu aracın ihale yoluyla satışından dolayı satışı yapanın kusursuz sorumluluğu bulanmaktadır. Kaldı ki, taşınır mülkiyetine ilişkin mevzuat hükümleri ile TBK daki ayıplı malın satışına ilişkin hükümler dikkate alındığında mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle dairemiz çoğunluğunun bozma kararına katılmıyorum. 26/04/2017

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/452, K. 2017/2256, 26 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/452
Karar No
2017/2256
Tarih
26 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2017/453 K.2017/941
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/453 K.2017/2825
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/454 K.2017/3271
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/455 K.2017/3725
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/455 K.2017/5098
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2017/456 K.2017/923

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.