İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/964 K.2019/3946

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/01/2015 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/05/2015 günlü…

Esas2017/964Karar2019/3946Tarih16 Eylül 2019Okuma4 dk · 722 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2017/964 E., 2019/3946 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Eylül 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

722 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/01/2015 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/05/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava; dava kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, 2012 yılında TBMM Genel Kurulunda Kamu Başdenetçiliğine seçilen emekli Yargıtay üyesidir. Davalı ise olay tarihinde Kütahya milletvekilidir.

Davacı, davalının 26 Kasım 2014 tarihli TBMM Genel Kurul görüşmelerinde Adalet Bakanı'nın yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesinde kendisine yönelik kişilik haklarını rencide edici ifadeler kullandığını belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Davalı, sözlerinin yasama sorumsuzluğu kapsamında kaldığını ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığını savunmuştur.

Mahkemece, önergede yer verilen ifadelerin yasama sorumsuzluğu kapsamında olduğu ve bir bütün olarak ele alındığında davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Anayasa'nın 83. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş olan yasama sorumsuzluğu, TBMM üyelerinin Meclis çalışmalarında görevlerini yaparken söyleyecekleri söz ve düşüncelerinden ve belirtecekleri oylarından dolayı herhangi bir soruşturmaya uğramalarını önlemek amacıyla getirilmiştir (AYM’nin 21/3/1994 tarihli ve 1994/16-35 E-K ve E.1994/7-26 sayılı kararları).

Bununla birlikte Anayasa'nın 17. maddesinde ise kişinin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı düzenlenmiştir. Buna göre devlet, bireyin manevi varlığının bir parçası olan şeref ve itibara keyfi olarak müdahale etmeme ve üçüncü kişilerin saldırılarını önleme yükümlülüğü altındadır.

Her iki Anayasa hükmü birlikte değerlendirildiğinde yasama sorumsuzluğunun şartlarının geçerli olduğu bir zeminde ileri sürülen ve başkalarının kişilik haklarına saldırı niteliğindeki eylemler nedeniyle tazminat davası açılabileceğini kabul etmek gerekir (AYM. Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, pr. 66).

Yargıtay da istikrarlı bir biçimde, yasama sorumsuzluğunun bulunduğu şartlarda başkalarının kişilik haklarına saldırı oluşturacak söz ve ifadeler nedeniyle TBMM üyelerine karşı manevi tazminat davası açılabileceğine ve yasama sorumsuzluğunun bu tür tazminat talepleri nedeniyle yargılama yapılmasına engel teşkil etmeyeceğine karar vermiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) ve Anayasa Mahkemesine (AYM) göre ifade özgürlüğü, demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan olup, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil incitici, şok edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü, yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir (AİHM: Handyside/Birleşik Krallık, B.No: 5493/72, 7/12/1976, par.49; Von Hannover/Almanya (No:2 ), B.No: 40660/08 ve 60641/08, 7/2/2012, par.101 ); (AYM: Koray Çalışkan, B.No: 2014/4548, 5/12/2017, par.18; Kemal Kılıçdaroğlu (3), B.No: 2015/1220, 18/7/2018, par.28).

Öte yandan. Anayasa'nın 17. maddesi gereğince, bireyin manevi varlığının bir parçası olan şeref ve itibara üçüncü kişilerin saldırılarını önlemek de yargı mercilerinin görevleri arasındadır. Mahkemeler, Anayasa'nın 17. maddesi gereğince kişilik haklarını korurken aynı zamanda Anayasa'nın 26. maddesi gereğince ifade özgürlüğünün gerçek ve etkili bir biçimde korunmasını sağlama yükümlülüğü sebebiyle yarışan haklar arasında adil bir denge kurmak zorundadır.

Bu denge kurulurken Anayasa’nın 13. maddesi kapsamında hakkın özüne dokunulmamalı, demokratik toplum düzeninin gerekleri ve sınırlama amacı ile aracı arasındaki ölçü gözetilmelidir (AYM. Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/7/2014, par.43).

Bu anlamda, mahkemenin dayandığı gerekçelerin, ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından “demokratik toplum düzeninin gerekleri” ve “ölçülülük” ilkelerine uygun olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı bakımından denetlenmesi gerekir.

Mahkeme, düşüncelerin açıklanması ve yayılmasına yönelik olarak tazminata karar verirken düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün kullanılmasından kaynaklanan yarardan çok daha ağır basan, korunması gereken bir yararın varlığını somut olgulara dayanarak göstermelidir (AYM. Mustafa Ali Balbay, B. No: 2012/1272, 4/12/2013, par.114).

Somut olayda, davacı TBMM Genel Kurulu tarafından Kamu Başdenetçisi olarak seçilen Yargıtay eski üyesi, davalı ise aynı dönemde TBMM üyesidir.

Dönemin Adalet Bakanı tarafından yanıtlanması istemi ile davalı tarafından TBMM Başkanlığına sunulan yazılı soru önergesinde davacı hakkında ".... hakkında...'ın yargıda para karşılığı davalarını yönlendirmeye çalıştığı bu işlemi . ... ile organize ettiği.... , ...... ve ...'nin birinci derece yakınlarının hızla artan mal varlığı artışları iddiası..." şeklinde suç isnadı anlamına gelecek ve kesin yargı içeren ifadelere yer verildiği anlaşılmaktadır.

Önergede geçen ifadelerin davacıyı açıkça itham ettiği, kamu yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağlamadığı, söz konusu bilginin kaynağı, elde edilme koşulları ve gerçekliği ile ilgili somut bir veriye dayanılmadığı anlaşıldığından mahkemece davacı yararına, olayın özelliklerine uygun düşecek miktarda manevi tazminata hükmedilmelidir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2017/964, K. 2019/3946, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/964
Karar No
2019/3946
Tarih
16 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/969 K.2019/4199
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/971 K.2019/4278
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/973 K.2019/4048
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/975 K.2019/4240
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/978 K.2019/4331
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/979 K.2019/8710

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.