KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2018/1582 E., 2018/4900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
216 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/08/2012 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle rücuen tazminat ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; rücuen tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine dair verilen 21/06/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesinde, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de; özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkumiyet sebebine dayanan kısıtlılık halinin, kişinin hapis halinin sona ermesiyle yani cezasını çekmek veya şartlı salıverilme yoluyla cezaevinden çıkmasıyla birlikte kendiliğinden kalkacağı öngörülmüştür.
Dosya kapsamından; davalı ...’nun karar tarihinden önce uyap bilgilerine göre tahliye olduğu ve vesayetin sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece gerekçeli kararın bizzat davalıya tebliğ edilmesi gerekirken, vesayet yasa gereği kendiliğinden sona erdiği halde vasiye tebliğ edilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından, usulüne uygun şekilde davalı asile tebligat yapılıp temyiz süresi beklenildikten sonra tekrar gönderilmek üzere dosyanın geri çevrilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/1582, K. 2018/4900, 19 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama