KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2018/2476 E., 2018/5310 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 10/06/2016 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2016 günlü karara karşı davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davacı ile davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair verilen 29/09/2017 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili; davalılardan ...'ın sürücüsü, ...'ın işleteni olduğu araçla olay tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının bir gözünün kaybına neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiklerini belirterek oluşan manevi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; ceza dosyası kapsamı ve alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükme karşı, davacı vekili ve davalılar tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ile davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi (Mülga 818 sayılı BK m.47) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine ./..
-2-
verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; olayın oluş şekli, olay tarihi, olayın gelişimi, maluliyet derecesi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Bölge adliye mahkemesince davacıların başvurusunun esastan reddine dair karar kaldırılarak daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/2476, K. 2018/5310, 5 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama