KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2018/2511 E., 2018/4604 K.·Birleşen Dava Dosyası
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- 1-... 2-... mirasçıları a-... b-Hülya Türkmen c-Ummuhan Türkmen vekili Avukat ...
- Davalılar
- 1-... vekili Avukat ... 2-Palamutçu Makine Mühendislik Mimarlık Tekstil Turizm İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
- İhbar olunan
- Ergo Sigorta A.Ş.
- Mahkemesi
- Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- 1-Hülya Türkmen 2-Ummuhan Türkmen vekili Avukat ...
- Davalılar
- 1-... vekili Avukat ... 2-Palamutçu Makine Mühendislik Mimarlık Tekstil Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
- İhbar olunan
- Ergo Sigorta A.Ş.
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Asıl davada davacılar ... ve ... (ölü) vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve Palamutçu Makine Mühendislik Mimarlık Tekstil Turizm İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 28/11/2011 gününde verilen dilekçe ile birleşen davada davacılar Hülya Türkmen ve Ummuhan Türkmen vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve Palamutçu Makine Mühendislik Mimarlık Tekstil Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd.
Şti. aleyhine 26/12/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/02/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl ve birleşen dava davacıları vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre asıl ve birleşen dava yönünden davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davacılar vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; Asıl ve birleşen dava trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davanın davacıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. ./.. -2-
Davacılar vekili; müteveffa Tahsin Uslu'nun davacılardan ...'nun(ölü) eşi, diğer davacıların da babası olduğunu, davalılardan şirkete ait olan ve diğer davalı ... tarafından sevk ve idare edilen aracın müteveffa Tahsin Uslu'ya çarpması neticesinde adı geçenin vefat ettiğini belirterek; oluşan manevi zararın tazminini talep etmiştir. Davalılar; davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; olayda davalılardan ...'nin kusurunun olduğu tespit edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürülükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi (6098sayılı TBK 56. maddesi) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan olayda; olay tarihi, olayın gelişim şekli, tarafların konumu ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında asıl ve birleşen davada davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/2511, K. 2018/4604, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama