İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/3626 K.2019/2603

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 16/08/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda açılan davanın davalılar ..., ... ..., ...,...., ... ve ... yönünden reddine,…

Esas2018/3626Karar2019/2603Tarih6 Mayıs 2019Okuma5 dk · 972 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2018/3626 E., 2019/2603 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

972 kelime·5 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 16/08/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda açılan davanın davalılar ..., ... ..., ...,...., ... ve ... yönünden reddine, davalılar ..., ... ve ... mirasçıları ...,... (....), ... ve ... yönünden kabulüne dair verilen 11/09/2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve dahili davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, kurum zararı nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar davacı vekili ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'in davalılardan ... ve ... tarafından 01/12/2002 tarihinde öldürülmesi üzerine, müteveffanın yakınlarına .... 1. İdare Mahkemesi kararı gereği tazminat ödendiğini, olay sırasında cezaevi idaresinde bulunan ve infaz koruma memuru olarak görev yapan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden...'in öldürülmesi ile ilgili olarak disiplin soruşturması başlatıldığını, bir kısım davalıların yargılandığını, çeşitli disiplin cezaları aldıklarını, davalılardan ... ve ...’na taammüden adam öldürmekten ceza verildiğini belirterek, oluşan zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.

Davalı ..., meydana gelen olayda kendisinin herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını, olayın tamamen infaz koruma memuru ...'in keyfi ve sorumsuz

davranarak koğuş dışında kalan hükümlüye koğuş kapısını açması nedeniyle meydana geldiğini, sorumlu kişiler açısından ceza tahkikatı açıldığını, kendisi hakkında disiplin cezası olarak kınama cezası verildiğini, dosya içeriğinde infaz koruma memuru ...'in hükümlü ... ile yakınlaştığının görüldüğünü, cezaevi kayıtlarında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık olmadığını, aramaların periyodik olarak zamanında yapıldığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ..., meydana gelen olayda kendisinin herhangi bir şekilde ihmali veya kusurunun bulunmadığını, olay günü vardiyası nedeniyle nöbette olmadığını, hakkında açılan davadan beraat ettiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ..., olay tarihinde kendisinin cezaevinin müşadiye kısmında nöbetçi olduğunu, olayın meydana geldiği yerin yaklaşık 100 metre uzağında bulunduğunu, olayın bina içerisinde gerçekleştiğini, görmesinin ve duymasının mümkün olmadığını, kendisine disiplin cezası da verilmediğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ..., olay tarihinde nöbetinin olduğunu, nöbet yerlerini kontrol ettiğini, cezaevi müdürlüğünce verilen emir gereğince mahkumların teravih namazına sevkini sağladığı sırada infaz koruma memuru ...'in bağırarak dışarı çıkmasından sonra olayı gördüğünü, olayda kendisinin kusuru ve ihmali bulunmadığını, ceza dosyasında da beraatine karar verildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ... Kaya, meydana gelen olayda kendisinin ihmali ve kastının bulunmadığını, o tarihde kendisinin alt kat nöbetçisi olduğunu ve olay yerinden uzakta olduğunu, müdür ... ve koruma memuru ...'in olay var diye bağırmasından sonra haberi olduğunu ve kendisinin verilen emirler doğrultusunda hareket ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ... vekili, davalının olay günü birinci kısımda görevli olduğunu, olayın ikinci kısımda meydan geldiğini, haberdar olunca müdahalede bulunduğunu, gerekli güvenlik tedbirlerini alarak olayların büyümesini engellediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ... vekili, davayı kabul etmediklerini, yasal görevleri arasında hükümlüleri ve tutukluları teravih namazı kılmak üzere koğuşlardan dışarıya çıkarmanın olmadığını, buna rağmen cezaevi müdürlüğünce bir liste hazırlandığını ve savcılığın listeyi onayladığını, kanun ve yönetmeliklerde bu durumun yeri olmadığını, idare ve savcılığın insiyatif kullandığını ve böyle bir karar aldığını, olay günü diğer infaz koruma memuru olan Hüseyin Bulut'un raporlu olması nedeniyle bu personel yerine de yasal olmayan şekilde bakmak zorunda kaldığını, cezaevi binasının da fiziki olarak yetersiz olduğunu, davacı ...'nın personel yetersizliği, binanın fiziki yetersizliği ve yasaya aykırı yazılı emrin suçunu davalıya yükleyemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ... vekili, infaz koruma baş memuru olarak görev yaptığını, görev ve sorumluluklarının yasada belli olduğunu, olayın meydana geldiği gün üzerine düşen denetleme görevini yerine getirdiğini, ceza dosyasında beraatine karar verildiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davalılar ..., ..., ..., ..., S...., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ... ve ... mirasçıları yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez.

Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.

HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.

Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.

Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden özellikle mahkeme tarafından hükme esas alınan 29/11/2012 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalıların yaptıkları iş, kendilerine verilen görevin niteliği, kusur ve sorumlulukları yeterince incelenip değerlendirilmeksizin görüş bildirildiği ve dosyada davalıların sorumluluğuna dair alınan diğer bilirkişi raporları ile de çelişkili olduğu ve olay ve kusur dağılımını aydınlatmada yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.

Şu halde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz kaldığından konusunda uzman bilirkişi marifetiyle taraf delilleri değerlendirilerek gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp her bir davalının kusur durumları ve eylem ve görevleri de belirlenip rücu davasında teselsül olmayacağı da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve temyize gelen dahili davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve dahili davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/3626, K. 2019/2603, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3626
Karar No
2019/2603
Tarih
6 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/3626 K.2019/2274
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/3627 K.2019/5024
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/3628 K.2019/2648
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/3629 K.2019/8973
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/3629 K.2019/2525
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/3629 K.2019/4688

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.