KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2018/4090 E., 2020/1759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
221 kelime·1 dk okuma
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 20/12/2010 gününde verilen dilekçe ile kasten öldürme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/12/2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesinde, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de; özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkumiyet sebebine dayanan kısıtlılık halinin, kişinin hapis halinin sona ermesiyle yani cezasını çekmek veya şartlı salıverilme yoluyla cezaevinden çıkmasıyla birlikte kendiliğinden kalkacağı öngörülmüştür.
UYAP kayıtlarından; davalılardan ...’ın karar tarihinden önce 13/02/2014 tarihinde cezaevinden çıkmasıyla vesayetin sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece gerekçeli kararın bizzat davalı asıla tebliğ edilmesi gerekirken, vesayet yasa gereği kendiliğinden sona erdiği halde 19/01/2015 tarihinde vasisi olarak ...’a tebliğ edilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından, usulüne uygun şekilde davalı asıl ...’a tebligat yapılıp temyiz süresi beklenildikten sonra tekrar gönderilmek üzere dosyanın geri çevrilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/4090, K. 2020/1759, 9 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama