İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/4705 K.2019/1852

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 08/03/2012 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/07/2015 günlü kararın Yargıtayca adli yardım…

Esas2018/4705Karar2019/1852Tarih28 Mart 2019Okuma5 dk · 1.098 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2018/4705 E., 2019/1852 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.098 kelime·5 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 08/03/2012 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/07/2015 günlü kararın Yargıtayca adli yardım talepli olarak incelenmesi davalılardan ... ve ... ile ihbar olunanlardan ..., ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve ... ile ihbar olunanlardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı kurum vekili; 3816 sayılı ......ların Tedavi Giderlerinin ......Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkındaki Kanun ve bu Kanun'un 12. maddesinin açıklaması doğrultusunda çıkarılan yönetmelik ile müvekkili kurum tarafından vatandaşlara ücretsiz tedavi hizmeti sunulduğunu, ... Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen tazmin raporu sonucunda ...... sahibi ..., ...ü ..., ...... ortaklarından ve ...'ın kardeşi ...'ın 2008 ve 2009 yıllarında sahte yeşil kartlı hasta reçetesi düzenleyerek kamuyu 150.841,49 TL zarara uğrattıklarını, yasaya aykırı olarak davrananlar hakkında bu miktarın iki misli alınması gerektiğini belirterek uğranılan kamu zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalılar; davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu ile davalıların sahte belgelere dayanarak davacı kurumdan tahsil ettikleri 150.841,49 TL'nin ......Uygulaması Yönetmeliği'nin 23/2. maddesine göre 2 misli 301.682,98 TL olan kamu zararının tahsil edilmesi gerektiği kanaati bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

1- Davalılar ... ve ...'ın temyizi yönünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 334 de “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.

(2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.” hükmü getirilmiştir.

Aynı kanun madde 336 da ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Dilekçeye ekli ve dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalılardan ... ve ...’ın yukarıda belirtilen kanun hükmünün öngördüğü şartları taşıdığı anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.

Dosya içeriğinden; ...... 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/106 esas, 2016/54 karar sayılı dosyasında davalılar ... ve ... hakkında davaya konu eylemleri nedeniyle "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik" suçundan dolayı kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; davalılardan ... ve ...'ın beraatlerine, işyerinin ...ü olan ve fiilen işleten ...'ın üzerine atılı suçları sabit görülerek, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçlarından dolayı cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderildiği ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Hâl böyle olunca, dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

2-İhbar olunanlar ..., ... ve ...'un temyizi yönünden.

Mahkemece 02/07/2015 tarihinde kısa karar olarak “1-Davacının davasının KABULÜ ile; davalılar ...... yetkilileri ..., ... ve ... ile ..., ... ve ...'dan sahte belgelere dayanarak davacı kurumdan tahsil ettikleri 150.841,49.-TL'nin ......uygulaması yönetmeliğinin 23/2 maddesine göre iki misli olan 301.682,98.-TL olarak davalılardan TAHSİLİNE, tahsiline karar verilen 301.682,98.-TL'nin 150.841,49.-TL'si için ödeme tarihi diğer 150.841,49.-TL'si için 08/03/2012 yılından itibaren işleyecek yasal faiz yürütülmesine,

2-Davalılar ... ile ... hakkında açılan davanın olayda kusurları bulunmadığından REDDİNE,” karar verilmiş, gerekçeli karar kısa karara uygun olarak oluşturulmuş, daha sonra ihbar edilenler vekili 24/12/2015 tarihinde mahkemeye sunduğu tavzih dilekçesi ile davada ihbar edilen olarak yer alan müvekkilleri hakkında asıl davalılarla birlikte hüküm kurulduğu,

taraf sıfatları bulunmadığı halde aleyhlerine karar verildiğini ileri sürerek HMK’nın 305. maddesi gereğince tavzih yapılmasını talep etmiş, mahkemece, aleyhine hüküm kurulanlar ..., ... ve ...'un davada ihbar edilen olarak bulundukları,

yargılama aşamasında bu şahısların davalı taraf sıfatları bulunmadığı ancak hüküm kısmında bu şahıslar aleyhine diğer davalılar ile birlikte hüküm kurulduğu anlaşıldığından tavzih talebinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle ihbar edilenler vekilinin tavzih talebi kabul edilmiş ve daha sonra gerekçeli karara eklenen 24/12/2015 tarihli tavzih kararı ile de "1-Mahkememizin 02/07/2015 tarih 2012/82 Esas 2015/566 Sayılı kararının hüküm kısmında aleyhine hüküm kurulanlardan ihbar olunanlar ..., ... ve ...' un hükümden çıkartılmalarına, ihbar olunanlar hükümden çıkartılmış olduklarından tazminat, yargılama gideri,

harç ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulmamalarına, kararın bu şekilde TAVZİHİNE," ibaresi eklenerek, hükmün tavzihen düzeltilmesine karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 305. maddesinde tavzihin hangi şartlarda ve nasıl yapılacağı açıkça belirlenmiştir. Buna göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Tavzih yolu ile hükmün değiştirilmesi değil yalnızca açıklanması imkanı vardır.

Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hakim hükmü verdikten ve davadan elini çektinden sonra temyiz edilerek hüküm bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacak ve verilen hükmü değiştiremeyecektir. Hâkim; tavzih yolu ile hükümde yer alan hususlar hakkında karar verip bunu hükmüne ekleyemez ya da çıkaramaz.

Bunun gibi hüküm verirken unutmuş olduğu vekalet ücreti veya faiz hakkında tavzih yolu ile bir karar verip bunu hükmüne dahil edemez. Aynı şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilemez. Bu haliyle 02/07/2015 tarihli kararda yapılan tavzihin usulüne uygun olmadığı açıktır.

Şu halde mahkemece, ihbar edilenler hakkında kısa karar ve gerekçeli kararda hüküm tesis edildiği halde 24/12/2015 tarihli tavzih kararı ile 02/07/2015 tarihli kararın tavzihen düzeltilmesi suretiyle ihbar edilenler aleyhinde kurulan hüküm değiştirilerek hükümden adlarının çıkarılması, HMK’nın 305/2. maddesine açıkça aykırı olduğundan tavzih kararı kaldırılarak işin esasına geçildi;

Mahkemece istemin kısmen kabulü ile hükmedilen tazminatın davalılar ile birlikte ihbar edilenlerden tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalılar ve ihbar edilenler tarafından temyiz edilmiştir. HMK'nın 64. maddesi yollamasıyla 69. (HUMK 49) maddesi uyarınca kendisine dava ihbar edilen kişi davada taraf sıfatını kazanamaz. ..., ... ve ... davada ihbar olunan sıfatıyla yer almıştır. İhbar olunanlar, davanın tarafı sıfatını kazanmayacağından haklarında hüküm kurulması doğru değildir. Bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalılardan ... ve ... yararına, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle ihbar olunanlar ..., ... ve ... yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar ... ve ... diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 28/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/4705, K. 2019/1852, 28 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4705
Karar No
2019/1852
Tarih
28 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/4706 K.2019/5523
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/4708 K.2019/4146
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/4709 K.2019/1635
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/4713 K.2019/1379
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/4714 K.2019/5670
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/4714 K.2019/2387

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.