KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2019/1396 E., 2021/2511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 3624 sayılı Kanun'dan kaynaklanan alacak davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 3624 sayılı Kanun ile kurulan müvekkili kurumun gelirlerinin aynı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasında düzenlendiğini, anılan maddenin (g) bendinde müvekkili kurumun gelirleri arasında “organize sanayi bölgeleri müteşebbis heyetlerince yapılan arsa satış hasılatlarının yüzde 1’i oranında ayrılacak pay”ın da sayıldığını, davalının 2012 yılında gerçekleştirdiği arsa satışlarını bildirmediğini ve kanunen ödenmesi gereken payı müvekkili kuruma ödemediğini belirterek ödenmeyen toplam 114.020,38 TL aidat bedelinin 57.010,19 TL’sinin 31/05/2013 tarihinden, 57.010,19 TL’sinin 31/10/2013 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun gereğince işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak katılımcılarının tahsis ve alt yapı bedellerini ödemek zorunda olduklarını ve bu bedeller ödenmeden tapu devri yapılmasının mümkün olmadığını, tahsis ile tapu devri arasında uzun süre geçmesi nedeniyle arsa satış hasılatında tapu devir bedellerinin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 2012 yılı arsa satış hasılatı üzerinden belirlenen aidat borcunu ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne ve ödenmeyen toplam 20.337,06 TL aidat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükme karşı davacı vekilli tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin alacak miktarına ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak 3624 sayılı Kanun gereğince aidat bedellerinin iki taksit halinde ödeneceği, alacağın özel bir Yasadan kaynaklanması ve davalının temerrüde düşürülmesi gerekmediğinden her bir taksit için faiz başlangıç tarihinin o taksit ödemesinin son ödeme gününden itibaren belirlenmesi gerektiği, ayrıca Kanun’da ödenmeyen taksit bedeline 6183 sayılı Kanun gereğince gecikme zammı uygulanması gerektiğinin düzenlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davanın kısmen kabulü ile 20.337,07 TL alacağın 10.168,54 TL’sinin 31/05/2013 tarihinden 10.168,54 TL’sinin ise 31/10/2013 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun gereğince işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/1396, K. 2021/2511, 7 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama