KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2019/1523 E., 2019/3206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 28/03/2006 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen 21/12/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının, davalılar ..., ..., ..., ... ve... mirasçılarına yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının, davalı ...'ya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Asıl ve birleşen dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; mahkemece verilen 21/11/2014 tarihli, "davanın davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden reddine, ... ve ... yönünden kısmen kabulüne" dair bir önceki kararın, Dairemizin 15/12/2016 gün, 2016/8461 esas, 2016/12266 karar sayılı ilamı ile yalnızca temyiz eden davalı ... yararına bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve tüm davalılar yönünden asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 21/11/2014 gün, 2013/21 esas, 2014/660 sayılı kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmediğinden, onun yönünden kesinleşmiş, bu hususta davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma ilamına uyulduktan sonra, adı geçen davalı yönünden davacı aleyhine olacak şekilde davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/1523, K. 2019/3206, 30 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama