İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2019/2070 K.2019/3990

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/04/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi…

Esas2019/2070Karar2019/3990Tarih18 Eylül 2019Okuma4 dk · 883 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2019/2070 E., 2019/3990 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2019
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

883 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/04/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen 22/11/2016 günlü karara karşı davacı ve davalı tarafların istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; davacının istinaf başvurusunun usulen reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ...

14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/656 esas 2016/1067 sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 20/03/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen kararın taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; davalının, dava konusu olayın olduğu dönemde müvekkilinin sicil amiri olduğunu, davalının, kişiye özel bir uyarı yazısı hazırladığını ve davacı tarafından tebellüğ edilmiş gibi işleme koyarak davacının düşük sicil notu almasına sebep olduğunu, böylece müvekkilinin meslekte terfi etmesine engel olduğunu, davalının ceza yargılamasında mahkum olduğunu, ayrıca davalının Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu tarafından da işlediği suçtan dolayı idari ceza aldığını, idare mahkemesi ilamı ile olumsuz sicil notlarının iptaline karar verildiğini, davalının sicil notlarını gareze binaen, hissi ve özel amaçlarla gerçeğe aykırı olarak doldurduğunu, adil, tarafsız ve objektif ölçülere dayanmadığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Davalı vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; Anayasa’nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 13/1 maddesi gereğince; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu

edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre; davalıya husumet yöneltilmesi doğru olmadığı, bu durumda davalı hakkında açılmış olan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esastan karara bağlanmasını doğu görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun usulen reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/656 esas 2016/1067 sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyanın incelenmesinde; davacının dava konusu olayın olduğu tarihte ...

Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri, davalının da aynı yerde emniyet müdürü olarak görev yaptığı, 28/01/2003 günü davalının, kişiye özel bir uyarı yazısı hazırladığı ve davacı tarafından tebellüğ edilmiş gibi işleme koyduğu, akabinde davalı hakkında orta sicil notu verdiği, davacının 2003 yılına ait sicilinin orta olarak düzenlenmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idare mahkemesinde iptal davası açtığı, ...

5. İdare Mahkemesinin 22/10/2007 tarihli 2006/1918 esas 2007/2248 karar sayılı ilamında sicillerin objektifliği ilkesi çerçevesinde değerlendirmenin, keyfi bir biçimde olmadığını ortaya koymak bakımından, yetkili sicil amirlerinin kanaatinin oluşmasına etki eden hususların somut bilgi ve belgeye dayandırılmasının zorunluluk arz edeceği, dosya içeriğinden davacı sicilinin önceki sicillerinden daha düşük düzenlenmesini gerektirecek herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı,

sicil notunun (orta) düzeyine düşürülmesinin hukuken geçerli somut bilgi ve belgelerle kanıtlanamaması karşısında anılan yıl sicilinin geçmiş yıl sicillerinden düşük düzenlenmesine ilişkin işlemde objektif ölçütlere uygun bir biçimde hareket edilmediği sonucuna varıldığı, bu durumda davacının 2003 yılı sicilinin 71 (orta) olarak düzenlenmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, açıklanan nedenle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği,

ayrıca davaya konu uyarı yazısı nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 22/01/2007 tarihli kararında Emniyet Amiri rütbesindeki bir personele “resen’ ceza verebilme yetkisinin Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 84. maddesi 1. fıkrası kapsamında İçişleri Bakanına ait olduğu,

bu durumda davalının kendisine ait olmayan yetkiyi kullandığı gerekçesiyle işlediği isnat olunan “Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama” fiilinin işleniş tarihi itibariyle 04/07/2006 tarih ve 26218 sayıl Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5525 sayılı “Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Cezalarının Affı Hakkında Kanun” kapsamında bulunduğundan dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Kanunu’nun 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 15/11/2000 gün ve E:2001/4-1650; 2000/1690, 26/09/2001 gün ve E.2001/4-595 K:2001/643, 29/03/2006 gün ve E.2006/4-86 K:2006/111; 17/10/2007 gün ve E:2007/4-640

K.2007/725; 31/10/2007 gün ve E:2007/4-800 K:2007/797; 20/02/2008 gün ve 2008/4-156 K:2008/140 sayılı ilamlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)

Somut olay değerlendirildiğinde; davacının istemini dayandırdığı iddiaların davalı kamu görevlisinin göreviyle ilgili bir eylemine değil, salt kişisel kusuruna dayalı haksız eylem niteliğinde olduğu, bu nedenle davalıya husumet düştüğü anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, davalının görevi dışında kalan salt kişisel kusuruna dayanıldığına, eylemin görevle ilgili olmamasına ve hizmet kusuru niteliğinde bulunmamasına göre, eldeki uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülüp, çözülmesi gerektiğinden husumetin davalıya yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince davalının salt kişisel kusuru iddiası ile ilgili olarak açılan davanın istinaf başvurusunun esastan inceleme yapılarak sonuçlandırılması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/2070, K. 2019/3990, 18 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2070
Karar No
2019/3990
Tarih
18 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/2072 K.2019/11157
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/2073 K.2019/3617
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/2073 K.2019/5657
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2019/2073 K.2019/4223
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/2074 K.2019/3803
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/2074 K.2019/3719

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.