KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2019/2311 E., 2020/1146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/04/2013 gününde verilen dilekçe ile evlilik birliği devam ederken üçüncü kişi ile birlikte olma iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; açılan davanın reddine dair verilen 19/03/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin iş arkadaşı olduğunu davalının, davacının eşi ile gönül ilişkisine girdiğini, bu durumu eski eşinin de ikrar ettiğini ve davacının ... 3. Aile Mahkemesinde açtığı boşanma davasının kabul edildiğini, müşterek çocuklarının velayetinin davacı babaya verildiğini, yaşanılanların müvekkilinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, uğranılan maddi ve manevi zararların davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen ilk karar, davacı vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizin 17/04/2017 gün, 2016/9940 esas ve 2017/2001 karar sayılı ilamıyla uyuşmazlığın esası incelenmek üzere bozulmuştur. Bu kez mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
2 Ocak 2019 gün ve 30643 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinde Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası,12.
Maddenin birinci fıkrası 16. maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının maddi tazminat istemi tümden reddedildiğine göre; davalı yararına 5.850,00TL nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.
Yerel mahkemece, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak, reddedilen maddi tazminat yönünden de davalı yararına maktu 2.725,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline dair verilen karar usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/2311, K. 2020/1146, 9 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama