İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2019/2556 K.2019/4581

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/12/2013 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/05/2019 günlü…

Esas2019/2556Karar2019/4581Tarih14 Ekim 2019Okuma4 dk · 703 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2019/2556 E., 2019/4581 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

703 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/12/2013 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/05/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı, davalının kendisi ile evli olduğunu bildiği halde dava dışı eşiyle birlikte olduğunu, eylemin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğunu belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/03/2015 tarihli ilk kararın taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairemizin 24/12/2018 gün ve 2015/8593 esas, 2018/8250 karar sayılı ilamı ile “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 06/07/2018 gün ve 2017/5 esas, 2018/7 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi eş olmayan davalı yönünden fiilin hukuka aykırılık şartının gerçekleşmediği, davalının dava dışı eş ile birlikteliği şeklindeki davranışının aldatılan eş yönünden haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceğinden müteselsil sorumluluk esasına göre de sorumluluğuna gidilemeyeceği, aldatılan eşin yansıma yolula zarara uğradığını da iddia edemeyeceği, açıklanan nedenlerle davanın tümden reddi gerektiği” şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda “dava açıldığı anda haklı durumda olan tarafın yargılama sırasında meydana gelen mevzuat değişikliği sonucu haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, Yargıtay HGK’nun 18/11/2009 gün ve 2009/18-421 esas, 2009/526 karar sayılı ilamında da aynı ilkeye yer verildiği,

davacının davanın açıldığı tarihteki mevzuata göre dava açmakta haklı olması nedeniyle davalıdan manevi tazminat talep edebileceği, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, bu durumda dava açıldıktan sonra hasıl olan içtihadı birleştirme kararı nedeniyle davacının dava açmakta haksız sayılamayacağı, konusuz kalan dava hakkında red kararı verilerek,

davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsil edilmesi gerektiği” şeklindeki gerekçeyle, davanın reddine, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326. maddesi;

“(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.

(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir” hükmünü içermektedir.

Yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca, yargılama giderleri kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Ancak bu ana kuralın kanundan doğan bazı istisnaları bulunmaktadır. Örneğin, 6100 sayılı HMK’nun 101, 178, 182, 213, 253, 269/2. maddelerinde davada haksız çıkılmış olup olmadığına bakılmaksızın yargılama giderlerinin taraflardan birisine yükletildiği özel durumlar yer almaktadır.

Yargılama giderlerinden sorumluluğun temeli, dava açmakta veya savunma yapmakta kusurlu olmak değil, dava sonunda haksız çıkmaktır.

Burada yeri gelmişken yerel mahkemenin gerekçesinde atıf yaptığı Yargıtay HGK’nun 18/11/2009 tarih ve 2009/18-421 esas ve 2009/526 karar sayılı kararına değinmekte de fayda vardır.

Zira Yargıtay HGK kararına konu davada, “yerel mahkemece konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına ve davalının dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmiş, Özel Dairenin bozma kararı üzerine yerel mahkemenin direnme kararı vermesi üzerine önüne gelen uyuşmazlıkta Yargıtay HGK, yargılama sırasında yürürlüğe giren Kanun değişikliği nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği,

davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu ve sadece davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde karar vererek” direnme kararını bozmuştur. Temyize konu eldeki davada ise mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay HGK’nun anılan kararında belirtilen gerekçelerin, somut davada yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine dair verilen karara gerekçe oluşturması mümkün değildir.

Ayrıca eldeki davada, davanın açıldığı tarihte dava konusu uyuşmazlık hakkında yerleşik bir içtihat söz konusu olmadığı gibi, davacının dava açmakta haklı olduğuna ilişkin açık bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Şu halde mahkemece, tüm bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler nazara alınarak vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/2556, K. 2019/4581, 14 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2556
Karar No
2019/4581
Tarih
14 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/2556 K.2019/15171
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/2557 K.2019/4212
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/2557 K.2019/10639
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/2558 K.2019/4285
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/2558 K.2019/12590
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/2558 K.2019/6420

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.