İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2019/2777 K.2019/4677

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 17/01/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/05/2014 günlü kararın…

Esas2019/2777Karar2019/4677Tarih16 Ekim 2019Okuma6 dk · 1.262 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2019/2777 E., 2019/4677 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ekim 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.262 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 17/01/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/05/2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve davalı ... vekili Avukat ... ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; yayın ve eser sahibi olan davalıların çalıştığı...t Gazetesi’nin 08/01/2013 tarihli nüshasında yayınlanan “...'de örtü düşmanlığı” başlıklı haberde davacı ... hakkında gerçek dışı ve hakaret içeren sözlerle müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek uğradığı manevi zararın giderilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili ve davalı ..., davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; dava konusu haber içeriğinde "ilimden başka her işle uğraşan ... Üniversitesi şimdi de başörtüsü düşmanlığına soyundu", "final sınavını yapan ... Gazetesi yazarlarından Yard. Doç. Dr.... sorduğu sorularla başörtüsü düşmanlığı yaptı", "Çekiç bulduğu her fırsatta başörtüsü aleyhine üniversite gençliğine propaganda yaparken, ilimden başka her işle uğraşan ... Üniversitesi ise buna zemin hazırlıyor.", "... Üniversitesi bilimsel alanda ise nal topluyor" şeklinde ifadelere yer verildiği, bu ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) ve Anayasa Mahkemesine (AYM) göre ifade özgürlüğü, demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan olup, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil incitici, şok edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü, yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir (AİHM: Handyside/Birleşik Krallık, B. No: 5493/72, 7/12/1976, par.49; ./... (No:2), B. No: 40660/08 ve 60641/08, 7/2/2012,

par.101); (AYM: Medya Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş, B. No: 2013/2623, 11/11/2015, par.31 [G.K.]; D.Ö, B. No: 2014/1291, 13/10/2016, par.56 [G.K.]; ...., B. No: 2014/4548, 5/12/2017, par.18; Kemal Kılıçdaroğlu (3), B. No: 2015/1220, 18/7/2018, par.28).

Anayasa’nın 28. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca basın özgürlüğünün sınırlanmasında ifade özgürlüğünün sınırlandırılmasına ilişkin hükümler uygulanır. Bu anlamda basın özgürlüğü, ifade özgürlüğünün farklı bir görünümü olarak karşımıza çıkar.

Anayasa Mahkemesi pek çok kararında, ifade özgürlüğünün özel güvencelere bağlanmış şekli olan ve Anayasa'nın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğünün, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olup, bireylerin gelişmesi ve toplumun ilerlemesi bakımından gerekli temel şartlardan birini oluşturduğunu ifade etmiştir (AYM;... ... [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, par.69;... [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, par.34-36; ... ve Diğerleri, B.

No: 2015/11961, 11/6/2018, par.40). Bu bağlamda ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir (Bekir Coşkun, par.34-36 ). Basın özgürlüğünün kamuoyuna çeşitli fikir ve tutumların iletilmesi ve bunlara dair bir kanaat oluşturması bakımından en etkili araçlardan birini oluşturduğu açıktır (AYM; ...(2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014, par.63).

Ancak belirtmek gerekir ki basın özgürlüğü sınırsız değildir. Anayasa'nın 17. maddesi gereğince, bireyin manevi varlığının bir parçası olan şeref ve itibara üçüncü kişilerin saldırılarını önlemek de yargı mercilerinin görevleri arasındadır.

Mahkemeler, Anayasa'nın 17. maddesi gereğince kişilik haklarını korurken aynı zamanda Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleri gereğince ifade ve basın özgürlüklerinin gerçek ve etkili bir biçimde korunmasını sağlama yükümlülüğü sebebiyle yarışan haklar arasında adil bir denge kurmak zorundadır.

Bu denge kurulurken Anayasa’nın 13. maddesi kapsamında hakkın özüne dokunulmamalı, demokratik toplum düzeninin gerekleri ve sınırlama amacı ile aracı arasındaki ölçü gözetilmelidir (AYM; ..., B. No: 2012/1184, 16/7/2014, par.43). Bu anlamda, mahkemece dayanılan gerekçelerin, ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından “demokratik toplum düzeninin gerekleri” ve “ölçülülük” ilkelerine uygun olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı denetlenmelidir.

Mahkeme, düşüncelerin açıklanması ve yayılmasına yönelik olarak tazminata karar verirken düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün kullanılmasından kaynaklanan yarardan çok daha ağır basan, korunması gereken bir yararın varlığını somut olgulara dayanarak göstermelidir (AYM.... No: 2012/1272, 4/12/2013, par.114).

Mahkemeler, yarışan haklar arasında dengeleme yaparken; yayında kamu yararı bulunmasına, kamusal yarara dair bir tartışmaya katkı sağlamasına, toplumsal ilginin varlığına ve konunun güncel olmasına, haber veya makalenin konusu ile yayımlanma şartlarına, bunlarda kullanılan ifadelerin türüne, yayının içeriğine, şekli ve sonuçlarına, habere yönelik kısıtlamaların niteliğine ve kapsamına, haberde yer alan ifadelerin kim tarafından dile getirildiğine, hedef alınan kişinin kim olduğuna ve tanınırlık derecesi ile ilgili kişinin önceki davranışlarına dikkat etmelidir (AYM; ... ve Diğerleri, par.47).

Somut olaya gelince; ... Üniversitesi İletişim Fakültesinde Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersini veren ve aynı Üniversite bünyesindeki Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Bölüm Başkanı ve Atatürk Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü olan Yard. Doç. Dr....’in, 04/01/2013 tarihinde yaptığı final sınavında, “Laik sistem bireyi özgürleştiren bir sistem olduğuna göre, öğrencilerin başörtüsüne neden karışır?” şeklinde

soru sorup “Kamusal alanda kamunun kuralları geçerlidir ve herkes o kurallara uymak zorundadır.” seçeneğini doğru cevap olarak gösterdiği, bu hususun ... Gazetesi’nin 08/01/2013 tarihli nüshasında “...’de Örtü Düşmanlığı” başlığı altında habere konu edildiği anlaşılmaktadır.

Nitekim Anayasa Mahkemesi, değişik tarihlerde vermiş olduğu kararlarında, konunun din ve vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınması gerekliliğini ve zorunluluğunu istikrarlı bir biçimde vurgulamış, kamusal alanlarda başörtüsü kullanımının hukuki altyapısını kesin ve açık bir biçimde belirlemiştir. Mahkeme. 25/06/2014 tarihli ve 2014/256 sayılı ... (par. 74-76), 20/05/2015 tarihli ve 2013/7443 sayılı... (par. 62) ve 22/11/2018 tarih ve 2015/269 sayılı Sara Akgül (par.

96) kararlarında kadınların İslam dininin bir emri olduğu inancıyla başörtüsü kullanmalarının Anayasa'nın 24. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir konu olduğunu ve dini inanç gereği başörtüsü kullanma hakkının yeri ve tarzı konusunda sınırlama getiren kamu gücü işlem ve eylemlerinin kişinin dinini açığa vurma hakkına bir müdahale teşkil ettiğini kabul etmiştir.

Anayasa Mahkemesine göre; kişinin dinini seçme hakkı ile din, inanç ve düşüncelerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlanamaması, bunlardan dolayı kınanamaması, baskı altında tutulamaması ile devletin belirli bir dini veya inancı kişilere dayatmamasını ifade eden din özgürlüğünün içsel alanı demokratik, laik bir hukuk devletinde kanun koyucunun her türlü etkisinin dışındadır. … Anayasa'nın 15. maddesinde savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde dahi kimsenin din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı ve bunlardan dolayı suçlanamayacağı açıkça belirtilmiştir (..., § 58;..., § 50). Öte yandan Devlet, din özgürlüğünün gerçekleşebileceği ortamı hazırlamak için gerekli önlemleri almak zorundadır. (AYM, E.2012/65, K.2012/128, 20/9/2012; ..., § 137;..., § 85).

Somut davada göz önünde bulundurulması gereken ilk husus, davacının konumudur. Davacı Üniversite, bünyesinde görev alan öğretim üyesinin final sınavında öğrencilere sorduğu soru ve cevabı ile güncel konunun tarafı hâline gelmiştir. Öte yandan, akademik özgürlüğün ve serbest tartışma ortamının merkezinde bulunması gereken Üniversite, hem din ve vicdan özgürlüğünün hem de ifade ve basın özgürlüğünün azami ölçüde korunduğu alanlar olmak zorundadır. Bu sebeple kendisine yönelen bir yayında basın özgürlüğüne getirilen kısıtlama, eğer bir akademisyenin final sınavındaki yaklaşımına yönelik ise kişilik haklarının saldırıya uğradığına ilişkin iddianın, çok daha sıkı bir denetimden geçirilmesi gerekir.

Somut davada göz önünde tutulması gereken ikinci husus ise davalı gazetecinin haberinde dile getirdiği iddiaların kamusal çıkarla ilgili olmasıdır. Gerçekten, başörtüsünün kamusal alanlarda kullanılması ile ilgili bir konunun gündeme taşınması toplumu yakından ilgilendiren bir meseledir. Böyle bir gerçeğin basın elemanlarınca takip ve haber yapılmasından daha doğal bir şey olamaz.

Somut davada göz önünde bulundurulması gereken üçüncü husus ise dava konusu yayında, maddi vakıaya yer verilirken kaba, incitici, aşağılayıcı veya küçük düşürücü bir dil kullanılmamış olmasıdır. Yayında, davacı Üniversitenin şeref ve itibarını hedef almaksızın,

ancak bilimsel çalışmalardaki sıralamasına ilişkin objektif verilerle birlikte rahatsız edici bir üslup kullanılmaksızın haberin sunulduğu anlaşılmaktadır.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; söz konusu yayın, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığından ve davacı Üniversitenin şeref ve itibarına yönelik saldırı olarak değerlendirilmesi mümkün görülmediğinden davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... ve davalı ... yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/10/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. 16/10/2019

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/2777, K. 2019/4677, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2777
Karar No
2019/4677
Tarih
16 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/2778 K.2019/9399
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2019/2779 K.2019/4916
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/2780 K.2019/11514
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/2780 K.2019/10484
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/2781 K.2019/5089
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/2782 K.2019/4142

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.