KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2019/3024 E., 2020/1164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 05/02/2016 gününde verilen dilekçe ile internet yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın reddine dair verilen 18/06/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1)Davacının davalı ...’ne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece davalı şirket yönünden davanın kabulüne yönelik 14/07/2016 tarihinde verilen ilk hüküm, davalı şirket tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 22/10/2018 gün, 2016/13753 esas, 2018/6374 karar sayılı ilamı ile temyiz eden davalı şirket yararına davanın tümden reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, adı geçen davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına ve bozma lehine olan davalı şirket yararına usuli kazanılmış hak oluşmasına, usuli kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durumun da bulunmamasına göre davacının davalı şirkete yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davacının davalı ...’a yönelik temyiz itirazına gelince;
Dava, internet yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair 14/07/2016 tarihinde verilen ilk karar, taraflarca temyiz edilmediğinden bozma öncesi kesinleşmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen 18/06/2019 tarihli ikinci kararda, davalı ... yönünden daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu davalıya yönelik istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerekirken, bozma öncesi verilen hükmün yeniden kurulması ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
09/03/2020
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/3024, K. 2020/1164, 9 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama