İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2019/3063 K.2019/5953

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 22/04/2014 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen 21/01/2015 günlü…

Esas2019/3063Karar2019/5953Tarih11 Aralık 2019Okuma4 dk · 713 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2019/3063 E., 2019/5953 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

713 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 22/04/2014 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen 21/01/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, İİK’nın 89/3. maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalılardan ... tarafından, diğer davalı ... aleyhine ...

23. İcra Müdürlüğünün 2011/9853 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu icra dosyası üzerinden davacıya birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacının süresinde birinci haciz ihbarnamesine itiraz ettiğini, daha sonra icra dosyasının yenilerek 2012/8685 esas numarasını aldığını ve davacıya yeniden haciz ihbarnameleri gönderildiğini, haciz ihbarnamelerinden haberi olmayan davacının itiraz etmemesi nedeniyle borcun davacı aleyhine kesinleştiğini, davacıya ait taşınmazlara haciz konulup banka hesabındaki paranın icra dosyasına aktarıldığını ve alacaklıya ödendiğini, davalılardan ...’in davacıdan herhangi bir alacağı olmadığını,

aralarında bir borç ilişkisi bulunmadığını, davalılardan ...’nin bu konudaki iddialarının soyut ve kötüniyetli olduğunu belirterek davacının davalılara borçlu olmadığının tespitini ve %20 oranında tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalılardan ... vekili, davanın İİK’nın 89/3 maddesinde belirlenen 15 günlük süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalılardan ..., davaya cevap vermemiş; duruşmalara da katılmamıştır.

Mahkemece, davanın İİK’nın 89/3 maddesindeki 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde davalılardan ... tarafından diğer davalı ... aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğünün 2011/9853 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra dosyası kapsamında davacıya birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği, davacının süresinde birinci haciz ihbarnamesine itiraz ettiği, ardından bu icra dosyası üzerinden borç ödemeden aciz vesikası alındığı ve davalılardan ... tarafından diğer davalı ... aleyhine aynı

icra müdürlüğünün 2012/8685 esas sayılı dosyası ile bu defa borç ödemeden aciz vesikasına dayalı icra takibi başlatıldığı, bu dosya üzerinden de davacıya birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacının süresinde itiraz etmemesi üzerine borcun kesinleştiği ve davacı adına kayıtlı taşınmazlar üzerine haciz konulup yine davacıya ait banka hesabındaki paranın haczedildiği ve alacaklıya ödendiği anlaşılmaktadır.

Davacıya gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesinin 25/04/2013 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ şerhinden davacının tebliğ anında adreste hazır olmadığı, Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi gereğince yapılan araştırmada tebligatta belirtilen adreste ikamet ettiğinin tespit edildiği ve tebliğin muhtara yapıldığı, dolayısıyla davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği ancak tebliğ şerhinde muhatabın kimden sorulduğu bilgisi yer almadığı gibi kime haber verildiğine dair bilginin de yer almadığı görülmektedir.

Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrası "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine,

varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu maddeye göre yapılacak tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbirisinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir veya memurlarından araştırılarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu tebliğ şerhine yazarak kendisinin imzalaması gerekir.

Bu halde bildirimi yapan kişinin kim olduğunun açık bir şekilde belirtilmesi ve imzasının alınması gerektiği, aksine bir durumda yapılan tebligatın geçerli olmadığı, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/12/2004 tarihli, 12-765 esas, 730 sayılı kararında ifade edilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Zira tebliğ mazbatasında muhatabın nerede olduğunun belirlenmediği gibi tebligattan kime haber verildiği bilgisi de yer almamaktadır. Açılan davanın süresinde olup olmadığının tespiti için öncelikle, usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmalıdır. Usulsüz tebligat esas alınarak hak düşürücü sürenin hesaplanması doğru olmamıştır. Şu durumda mahkemece uyuşmazlığın esastan incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/3063, K. 2019/5953, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3063
Karar No
2019/5953
Tarih
11 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/3063 K.2019/13022
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/3063 K.2019/7703
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/3064 K.2019/38545
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/3065 K.2019/7664
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/3065 K.2019/10053
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/3065 K.2019/9184

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.