KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2019/496 E., 2019/4654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 11/10/2018 gün ve 2018/1226-2018/6085 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer karar düzeltme istemine gelince:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalıların temyizi üzerine güvence hesabı tarafından ödenen miktarın güncellenerek maddi tazminattan indirilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Davalılar kararın düzeltilmesini istemişlerdir.
Davacı vekili, davalı ... yönetimindeki...plaka sayılı traktör ile diğer davalı ... yönetimindeki plakasız, ters istikamette ve farları açık olarak duran traktörün güvenlik tedbirlerini almamış olması nedeniyle meydana gelen kazada yaralandığını ve davalıların asli kusurlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, kusur, maluliyet ve hesap yönünden alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi(AAÜT)’nin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10. maddesi “(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ise davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava manevi tazminat yönünden kısmen kabul edildiğine ve davalılar yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğine göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davalılar yararına davacıya verilecek olanı geçmeyecek miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca yargılama giderleri ve harçların da HMK’nın 326/2. maddesi gereğince tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken dava tam kabul edilmiş gibi hüküm kurulması doğru değildir.
Açıklanan bu nedenle kararın bozulması gerekirken, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verildiğinden, davalıların karar düzeltme istemi HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, dairemiz bozma ilamına yukarıda gösterilen nedenlerle yeni bir bozma nedeni ilave edilerek karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/496, K. 2019/4654, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama