KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2019/70 E., 2020/2193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Su İşleri 6.Bölge Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/04/2014 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince,
Dava, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na aykırı avlanmadan doğan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kurum; ihbar üzerine olay yerine gidildiğini, davalının 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununa aykırı olarak bir adet yaban keçisi avladığını, av hayvanının ölü olarak ele geçirildiğini ve bu durumun av kabahat tutanağı ile sabit olduğunu belirterek avlanma nedeni ile oluşan maddi zararın tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; 21/01/2016 tarihli bilirkişi raporuna itibar olunarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklandığı için talep olması halinde tazminata olay tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının avlanma eylemini gerçekleştiği tarih olan 01.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş olmasına rağmen, mahkemece faize hükmedilmemiş olması doğru değildir. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı HMK'ya eklenen “geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/70, K. 2020/2193, 23 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama