KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2020/1302 E., 2020/4276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/11/2010 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/11/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava tarihinin 03/11/2010 olması gerekirken, 19/01/2017 tarihi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesinde “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10'uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, davacı vekili tarafından bozma ilamına uyma kararı verildikten sonra 14/08/2017 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebinin ıslah edildiği, mahkemece Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı doğrultusunda bozmadan sonra ıslah suretiyle talebin artırılamayacağı gerekçesiyle dava dilekçesinde belirtilen maddi tazminat miktarı üzerinden hüküm kurulduğu ancak ıslahla arttırılan kısım kabul edilmediği halde hükmün 7. bendinde "maddi tazminat talebinin kabulüne" şeklinde cümle kurulduğu ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Şu halde mahkemece, maddi tazminat talebinin ıslahla artırılan kısmının usuli sebeple reddedilmiş olması ve yukarıdaki yasal düzenleme de dikkate alınarak maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi şeklinde hüküm kurulması, davalı yararına
maddi tazminat bakımından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/1302, K. 2020/4276, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama