KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2020/1753 E., 2021/557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/02/2012 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/12/2018 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 09/02/2021 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalı kurum adına gelen olmadı.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verlidikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava; trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçeli karar başlığına dava tarihi olarak 22/02/2012 yazılması gerekirken 21/05/2018 yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinde manevi tazminat davalarında istemin tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre ve manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Aynı Tarifenin 13. maddesinde, "(1) Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme Tarife'nin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez" şeklinde düzenleme yer almaktadır. Mahkemece, maddi ve manevi tazminat davasının reddedilmesine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin yukarıda anılan maddeleri gereğince maddi tazminat yönünden reddedilen miktar nazara alınarak davalı yararına 1.750,00 TL, reddedilen manevi tazminat istemi yönünden 2.180,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken,
maddi ve manevi tazminat taleplerinin toplamı üzerinden 10.890,00 TL nisbi vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/1753, K. 2021/557, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama