İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/1950 K.2020/3542

Asıl davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından davalı ... aleyhine 18/10/2010 gününde verilen dilekçe ile çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine genel muvazaa…

Esas2020/1950Karar2020/3542Tarih20 Ekim 2020Okuma5 dk · 971 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2020/1950 E., 2020/3542 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

971 kelime·5 dk okuma

Asıl davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından davalı ... aleyhine 18/10/2010 gününde verilen dilekçe ile çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine genel muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davanın reddine,

birleşen davanın kabulüne dair verilen 22/01/2013 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacı ve birleşen davada davalı ... ... ve birleşen davada davalı ... vekilleri tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 20/10/2020 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi.

Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi; birleşen dava, 6098 sayılı TBK’nun 19. (mülga 818 sayılı BK’nun 18.) maddesinde düzenlenen genel muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, asıl davada davacı ve birleşen davada davalı ... ... ve birleşen davada davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir.

Asıl davada davacı (birleşen davada davalı) ... vekili; müvekkilinin ½ hisse ile paydaşı olduğu 104 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın diğer yarı hissesini de 07/12/2009 tarihinde ...’dan satın alarak tamamına malik olduğunu, korunmaya değer hiçbir hakkı bulunmayan davalı ...’ın taşınmazda bulunan evde oturmak suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek, davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen dosyada davacı (asıl davada davalı) ... vekili; asıl davanın reddini savunmuş, ikame ettiği davasında ise davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan evin davalı ... tarafından eşi olan müvekkili ve müşterek çocuklarına tahsis edilmiş aile konutu olduğunu, müvekkilinin 02/11/2009 tarihinde açtığı boşanma, tazminat ve nafaka istemli davadan sonra muvazaalı olarak taşınmazın yarı hissesinin davalılardan ... tarafından bedelsiz olarak eniştesi olan diğer davalı ... ...’a mal kaçırma kastı ile hileli olarak devredildiğini, bu satış işleminin geçersiz olduğunu belirterek, davaya

konu taşınmazın davalı ... ... adına olan ½ hissenin tapusunun iptali ile diğer davalı ... adına tesciline, taşınmaz üzerine aile konutu şerhi işlenmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; taşınmaz hisse devrinin boşanma davasının açılmasından sonra yapıldığı, enişte ve kayınbirader olan davalıların asıl amacının boşanma davası sonucunda hükmedilebilecek tazminat ve nafakayı ödemeyip mal kaçırmak olduğu, davalılar arasında gerçekleşen muvazaalı satış işleminin geçersiz bulunduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, birleşen davanın kabulü nedeniyle davaya konu taşınmazda ...’ın hissedar olduğu, boşanma davasının temyiz incelemesinde olması nedeniyle ... ve ...’ın halen evli olarak el atmanın önlenmesi istemine konu evi kullanıp ikamet ettikleri, ...’ın davaya konu evi fiili taksim olarak ... ve ...’ın kullanımına terk ettiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine karar verilmiştir.

1) Birleşen dava davalıları ... ve ...’ın birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Birleşen dava, mülga 818 sayılı BK’nun 18. (6098 sayılı TBK’nun 19.) maddesine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.

Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratılanlar, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü, danışıklı olan bir hukuki işlem haksız eylem niteliğindedir. Muvazaalı muamele (danışıklı işlem) ile hakkın zarar gördüğünün benimsenebilmesi için danışıklı işlemde bulunandan bir alacağın var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı işlemin yapılması gerekir. Satışın danışıklı olduğu kanıtlanırsa davacı, satışa konu edilen maldan alacağını almak için yararlanabilecektir. Davacının bu davadaki amacı, alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır.

Öte yandan medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarın da karar verilene kadar sürmesi gerekir. Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır.

Mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönem içinde öğreti ve yargısal kararlar, dava açarken hukuki yararın bulunması gereğini “dava şartı” olarak kabul etmiştir.. Bu şart dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan “olumlu dava şartları” arasında sayılmaktadır.

01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır.

Somut olaya gelince; davacı ...’ın eşi ... ile aralarında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde (aile mahkemesi sıfatıyla) görülen ve 29/03/2012 tarihinde kesinleşen karşılıklı açtıkları boşanma davasında asıl ve birleşen davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş, ancak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu kabul edilen ...’ın yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir. Birleşen davada davacı ...’ın davalılar ... ve ...’a muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil talebini yöneltmesinde dava tarihi

itibariyle hukuki yararı var ise de, yargılama sırasında kesinleşen boşanma davasının sonucuna göre davacı lehine mali haklara hükmedilmediği, dolayısıyla davacının davalı eşinden herhangi bir alacağının bulunmadığı, böylece davacının hukuki yararının ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.

Şu halde mahkemece; açıklanan olgular gözetilerek birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

2) Asıl davada davacı ... ...’ın elatmanın önlenmesi istemli asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi davaları, haksız eylem niteliğindeki elatmayı gerçekleştiren kişi veya kişiler aleyhine açılır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 683. maddesinde: “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”hükmü yer almaktadır.

Doğrudan mülkiyet hakkını ilgilendiren eldeki elatmanın önlenmesi istemli davada dava hakkı, mutlak olarak mülkiyet hakkı sahibine aittir. Somut olayda dava tarihi itibariyle davaya konu taşınmaz davacı ... ... adına kayıtlı olduğuna ve birleşen davadaki muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine ilişkin hukuki yarar ortadan kalktığına göre, asıl davadaki elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/1950, K. 2020/3542, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1950
Karar No
2020/3542
Tarih
20 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/1950 K.2020/13531
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2020/1950 K.2020/21752
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/1951 K.2020/6115
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/1951 K.2020/10524
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/1951 K.2020/13544
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/1951 K.2020/5101

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.