İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/2329 K.2020/2857

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 28/12/2010 gününde verilen dilekçe ile hatalı tedavi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin…

Esas2020/2329Karar2020/2857Tarih21 Eylül 2020Okuma4 dk · 793 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2020/2329 E., 2020/2857 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Eylül 2020
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

793 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 28/12/2010 gününde verilen dilekçe ile hatalı tedavi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin kısmen, manevi tazminat isteminin tümden kabulüne dair verilen 09/05/2019 günlü karara karşı davalıların istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulü ile...

11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/05/2019 tarih ve 2010/929-2019/227 sayılı kararının HMK 353/1-b-3 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı vakıf yönünden idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine, diğer davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair...

Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince verilen 11/03/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Davacı vekili. 16/10/2010 tarihinde müvekkilinin sol kulağındaki işitme güçlüğü sebebiyle davalı doktor tarafından diğer davalı hastanede ameliyat edildiğini, ameliyat sonrası yüzünde kayma olduğunu ve baş dönmesi yaşadığını, 18/10/2010 tarihinde taburcu edildiğini, ameliyat sonrası kontrollerinde de şikayetlerinin geçeceği konusunda oyalanan müvekkilinin durumunda bir değişiklik olmaması nedeniyle başka doktorlara müracaat ettiğini,

yapılan tetkikler sonucunda ameliyat sırasında davalı doktorun yüz sinirlerini kesmesi ve kulak zarını delmesi sebebiyle bir daha işitmesinin mümkün olmayacağını ancak denge kaybı ve yüzündeki kaymanın giderilebileceğini öğrenen müvekkilinin...

Hastanesinde 06/12/2010 tarihinde ameliyat olması sonucu dengesinin düzeldiğini, ancak işitme kaybının devam ettiğini, davalı doktorun operasyon sırasında yüz sinirlerini kesmesi ve kulak zarını delmesi sebebiyle sol kulağının sağır olmasında, denge kaybı ve yüz kaymasına maruz kalmasında ağır kusurlu olduğunu, ameliyatın gerçekleştirildiği diğer davalı hastanenin ise ameliyatı gerçekleştiren doktorun hastane kadrosunda olması, doktorun gerekli özeni göstermemesi ve ihmalinden dolayı adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğunu belirterek, maddi ve manevi zararlarının tazmini isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili, davacıda gelişen komplikasyonda müvekkilinin herhangi bir kusurlu işlemi ve özensizliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı Hastane vekili; müvekkili vakıf bünyesindeki hastanede operatör olarak görev yapan hekimin uyguladığı operasyonda tıbbi bir uygulama hatası bulunmadığını, her operasyonda olabilen komplikasyonların meydana gelmiş olabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince; uyuşmazlığın çözümünde görevli olduğu kabul edilip işin esasına girilmek suretiyle, maddi tazminat isteminin kısmen, manevi tazminat isteminin tümden kabulüne karar verilmiştir.

Hükme karşı davalılar vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesince; davaya konu zararın Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir hastanede yürütülen sağlık hizmeti esnasında meydana geldiği, davalıların sorumluluğuna dayanak yapılan olguların da kamu hizmetiyle ilgili ve hizmet kusuruna ilişkin olduğu, kamu tüzel kişisi olarak kanunla kurulan ve kamu hizmeti sunan vakıf hastanelerinin devlet hastanelerinden farklı tutulmasının hukuken olanaksız olduğu,

İdarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiği, diğer davalı doktorun da kamu tüzel kişiliğinde çalışan sıfatının bulunduğu gerekçesiyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK 353-1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı hastane yönünden yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine, diğer davalı doktor yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 3. maddesinde cemaat vakıfları tanımlanmış olup, 5737 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre bu vakıflar özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptirler. Aynı Kanun’un 6. maddesine göre ise cemaat vakıfları, kendi mensuplarının seçtiği yönetim kurulları tarafından yönetilirler.

Kanun’un 33. maddesi uyarınca cemaat vakıflarında iç denetim esas olup, ayrıca Türkiye’deki diğer vakıflar gibi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından amaca ve yasalara uygunluk denetimi ve iktisadi işletmelerinin faaliyet ve mevzuata uygunluk denetimi yapılmaktadır.

Diğer taraftan 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu’nun 1. maddesinde özel hastanelerin tanımı yapılmış olup, kuruluş, örgütleniş ve işleyiş biçimi itibariyle devlet veya diğer kamu tüzel kişisi dışındaki kişiler tarafından hizmet yürüten sağlık kuruluşları özel hastane olarak kabul edilmiş, buna göre gerçek kişi, adi ortaklık, dernek, vakıf ve Türk Ticaret Kanunu anlamında ticari şirketler tarafından kurulan ve işletilen hastaneler, özel hastane kapsamında değerlendirilmiştir.

Somut olayda; davacının ameliyat edildiği ...Hastanesi ... Cemaati tarafından kurulmuş özel bir hastane olup, davalılardan 5737 sayılı Kanun hükümlerine tabi ve mensuplarınca seçilen yönetim kurullarınca idare edilen bir cemaat vakfı olan ... tarafından yönetilmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün kanundan kaynaklı genel denetim yetkisi ise, bu vakfa kamu tüzel kişisi sıfatı kazandırmamaktadır.

Şu halde; davalı hastane özel hukuk tüzel kişisidir. Bu nedenle eldeki davanın görüm ve çözüm yeri adli yargıdır. Davalı özel hastanenin özel hukuk hükümlerine göre çalışanı olan diğer davalı doktora da davada husumet düşmektedir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince işin esasına girilerek varılarak sonuca göre uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE 21/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/2329, K. 2020/2857, 21 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2329
Karar No
2020/2857
Tarih
21 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/2329 K.2020/5508
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2020/2329 K.2020/3087
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/2329 K.2020/11932
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/2330 K.2020/9431
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/2330 K.2020/13143
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/2330 K.2020/5030

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.