İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/3170 K.2021/270

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 03/03/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 05/02/2020 günlü kararın Yargıtayca…

Esas2020/3170Karar2021/270Tarih28 Ocak 2021Okuma5 dk · 943 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2020/3170 E., 2021/270 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Ocak 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

943 kelime·5 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 03/03/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 05/02/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kesinleşmiş mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, müvekkilinin Kartal Belediye Başkanlığında sözleşmeli mühendis olarak çalışmakta iken sözleşmesinin 14/12/2012 tarihinde gerekçe gösterilmeksizin fesh edildiğini, müvekkili adına İstanbul 3.İdare Mahkemesinin 2013/153 esas sayılı dosyası ile idari işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istemli dava açtığını ve yürütmenin durdurulması kararının verildiğini, Kartal Belediye Başkanlığının karara karşı itiraz ettiğini, İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 28/05/2013 tarihli kararı ile itirazın reddedildiğini,

İdare Mahkemesinin kararı doğrultusunda kararın yerine getirilebilmesi için 27/05/2013 tarihli ve 5697 sayılı dilekçe ile başvuruda bulunduklarını fakat dilekçeye olumlu ya da olumsuz hiçbir cevap verilmediğini, daha sonra İstanbul 3. İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptaline karar verdiğini, yürütmenin durdurulması kararı ve iptal kararı verilmesine rağmen müvekkilinin yeniden işe başlatılmadığını, bu dönem içerisinde müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu, davalıların mahkeme kararının gereğini kasten yerine getirmediklerini ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalılar, davanın 2577 sayılı Kanun gereği idare aleyhine açılması gerektiğini, bu nedenle davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, 5393 sayılı Kanun gereği davacıya 2013 yılı itibari ile çalışmayacağının bildirildiğini, idare mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararının 30/04/2013 tarihinde tebliğ edildiği, ancak yürütmeyi durdurma kararının tebliğinden önce davacının başka bir kurumda işe başladığını, davacının işe başlaması nedeni ile yürütmeyi durdurma kararının fiili ve hukuki olarak imkansız hale geldiğini belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, yürütmeyi durdurma kararının yerine getirilme aşamasında davacının Sancaktepe Belediye Başkanlığında çalışmakta olduğu, davalıların yürütmeyi durdurma kararının yerine getirmesi halinde davacının her iki belediyede aynı anda çalışmasının mümkün olmayacağı, davalıların yürütmeyi durdurma kararının yerine getirmemesinde davacının manevi olarak bir zarar görmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 2577 sayılı İYUK'un 28/4. maddesidir. Anılan maddede; mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgilinin, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabileceği hükme bağlanmıştır.

Dosya kapsamından; davacının Kartal Belediye Başkanlığı bünyesinde sözleşmeli mühendis olarak çalışmakta iken, 14/12/2012 tarih ve 903/5734 sayılı işlem ile sözleşmesinin feshedildiği, davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 2013/153 esas sayılı dosyasıyla yürütmenin durdurulması istemli dava açıldığı, İdare Mahkemesince 27/03/2013 tarihinde idari işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın belediyeye 30/04/2013’te tebliğ edildiği,

Kartal Belediye Başkanlığınca İstanbul Bölge İdare Mahkemesine yürütmeyi durdurma kararına karşı itiraz edilmesi üzerine itirazın reddedildiği ve 30/10/2013 tarihinde de idari işlemin iptal edildiği, davacının hem yürütmenin durdurulması kararının hem de iptal kararının yerine getirilmesi için Kartal Belediye Başkanlığına iki defa başvuruda bulunmasına rağmen otuz gün içinde olumlu veya olumsuz bir cevap verilmediği ve davacının yeniden işe başlatılmadığı anlaşılmaktadır.

1982 Anayasasının 138. maddesinin son fıkrasında "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenlemeye göre yargı kararlarının yerine getirilmesi konusunda devletin organları arasında bir ayrıma gidilmemiştir. Anayasa, yargı kararlarının uygulanmasını emretmektedir. (1982 Anayasası, m. 138/4.

Ayrıca bkz. Şeref Gözübüyük, Turgut Tan, İdari Yargılama Hukuku, 7. Baskı, Ankara 2014, s. 587) İdari yargı kararlarının uygulanmasına yönelik temel düzenleme, İYUK’un 28. maddesidir. Buna göre. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.

İdari yargı mercilerinin kararlarının uygulanmasını idareye bırakmak, hukuki veya maddi bir imkansızlık olmadıkça bu kararların gereklerinin yerine getirileceği varsayımına dayanmaktadır. Hatta 1972 yılında yayımlanan bir eserde, gerçek bir hukuk devletinde üzerinde uzun uzun durmaya değmez bir konu olarak nitelenmiştir (Tuncay. A. H., İdare Hukuku ve İdari Yargının Bazı Sorunları, 1972, s.66).

Anayasa Mahkemesi de mahkeme kararının uygulanmaması halinde mahkemeye erişim hakkının zedelendiğini kabul etmektedir.

Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin örnek kararında. "Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de mahkemeye erişim hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığık mahkeme önüne getirme ve aynı zamanda mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsar. Mahkeme kararlarının uygulanması, yargılama dışında olmakla birlikte onu tamamlayan ve yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan bir unsurdur. Karar uygulanmazsa yargılamanın da bir anlamı olmayacaktır.

Yargılama sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olması yeterli değildir; ayrıca bu kararın etkili bir şekilde uygulanması da gerekir.

Hukuk sisteminde, nihai mahkeme kararları, taraflardan birisinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanamaz hale getiren düzenlemeler bulunması veya mahkeme kararlarının icrasının herhangi bir şekilde engellenmesi hallerinde mahkemeye erişim hakkı da anlamını yitirir (Anayasa Mahkemesinin 02/10/2013 gün, 2012/144 sayılı bireysel başvuru kararı).

Yargı kararını uygulama konusunda yetkili olan kamu görevlileri bu yetkilerinin gerektirdiği sorumluluğa uygun olarak, yargı kararlarını geciktirmeksizin ve mümkün olan en kısa sürede uygulamak zorundadırlar. Bu zorunlululuğa uymamanın hukuki, idari ve cezai sonuçları doğabilecektir. Bu aynı zamanda hukukun üstünlüğü ilkesiyle hukuka saygılı devlet olmanın bir gereğidir. Davacı, yukarıda özetlenen idari yargı kararı ile görevine iade edilmesine rağmen, davalılar yargı kararlarını gecikmeksizin yerine getirmemiş, yargı kararları etkisiz bırakılarak davacının işe iade başvurusuna ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmemiştir. Davalıların mahkeme kararlarını kasten yerine getirmemesinden dolayı manevi tazminat isteminin koşulları sağlanmıştır.

Kabule göre de; davacının işten çıkarıldığı dönemde başka bir yerde çalışmaya devam etmesi işe geri dönmesine engel olmadığı gibi manevi tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı anlamına da gelmez. Çünkü bu durumun, yargı kararlarını yerine getirmemekle ilgisi bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, koşulları oluştuğundan davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA 28/01/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/3170, K. 2021/270, 28 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/3170
Karar No
2021/270
Tarih
28 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/3170 K.2021/584
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/3171 K.2021/365
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/3172 K.2021/178
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/3173 K.2021/133
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/3174 K.2021/321
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/3174 K.2021/317

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.