İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/365 K.2020/3096

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/03/2015 gününde verilen dilekçe ile 6183 sayılı Kanun'dan kaynaklanan menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07/12/2017 günlü kararın…

Esas2020/365Karar2020/3096Tarih30 Eylül 2020Okuma5 dk · 971 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2020/365 E., 2020/3096 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

971 kelime·5 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/03/2015 gününde verilen dilekçe ile 6183 sayılı Kanun'dan kaynaklanan menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07/12/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2) Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;

Dava, 6183 sayılı Kanun’dan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ve davalı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dışı.... Ltd. Şti’nin vergi borcu nedeniyle, davalı ... tarafından anılan şirket aleyhine 6183 sayılı Kanun gereğince takip başlatıldığını ve şirketin ortağı olduğu iddiası ile de müvekkiline 38 adet ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkilinin şirketin ortağı olmadığını, ödeme emirlerinin usul ve yasaya tamamen aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin 38 adet ödeme emri nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, dava dışı şirketin ortağı olan ...’e ait olan (1) payın, aktif ve pasifi ile birlikte 19/04/2011 tarihli ve 23 sayılı ortaklar kurulu kararı ile davacıya devrine karar verildiği, davacı ile dava dışı ... arasında Samsun 3. Noterliğinin 09/05/2011 tarihli ve 09813 yevmiye sayılı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin imzalandığı, limited şirketlerde her bir ortağın üstlendiği esas sermaye payı ve bilgilerin ticaret sicilinde tescil ve ilan zorunluluğunun bulunduğu, tescil ve ilan edilmeyen hususların 3. şahıslar nezdinde hukuki sonuç doğurmayacağı, davacı tarafından dosyaya sunulan ...

Ticaret ve Sanayi Odasının 18/09/2013 tarihli yazısına göre de davacının şirket ortağı olmadığı, 3. Şahıs konumundaki davalı idarenin yapılan devir ilan edilinceye kadar davacıya şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri tanzim etmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 38 adet ödeme emri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde, dava dışı.... ve San. Ltd. Şti’nin ortağı olan ...’e ait (1) payın, aktif ve pasifi ile birlikte 19/04/2011 tarihli ve 23 sayılı ortaklar kurulu kararı ile davacıya devrine oy birliği ile karar verildiği, ardından dava dışı ... ile davacı arasında Samsun 3. Noterliğinin 09/05/2011 tarihli ve 09813 yevmiye sayılı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin imzalandığı, ancak bu devrin ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilmediği anlaşılmaktadır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35. maddesi “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.

(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.

(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur” şeklinde düzenlenmiştir.

Limited şirketlerde pay devri usulü ise 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 595. maddesinde düzenlenmiş olup anılan hüküm “(1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır.

Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur” şeklindedir.

Madde metninden de anlaşılacağı üzere limited şirketlerde esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onanması ile ortaklar genel kurulunun devre onay vermesi şart olup devir bu onayla geçerli olur. Dolayısıyla şirket ortaklığının devri için tescil ve ilan zorunlu mahiyette olmayıp yalnızca açıklayıcı niteliktedir.

Nitekim aynı kanunun 598. maddesinin (3) numaralı fıkrasında “Sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişinin güveni korunur” şeklinde düzenleme yapılarak pay devrine ilişkin tescil işleminin iyiniyetli kişilerin güvenini korumaya yönelik olduğu vurgulanmış ve tescile kurucu bir nitelik yüklenmemiştir.

Somut olayda davacının, dava dışı ... Ltd. Şti’nin ortağı olan ...’e ait (1) payı devralmasına ortaklar kurulu tarafından onay verilmiş ve davacı tarafından da noter huzurunda limited şirket pay devri sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı aleyhine takibin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 595. maddesine göre geçerli bir pay devri sözleşmesi mevcuttur. Pay devrinin tescili ve ilanı devrin kurucu unsuru niteliğinde olmayıp açıklayıcı mahiyettedir.

Şu halde mahkemenin, pay devrinin ticaret siciline tescili ve ticaret sicil gazetesinde ilanı yapılıncaya kadar davacının şirket ortağı olmayacağına ve adına ödeme emri düzenlenemeyeceğine yönelik tespiti yukarıda anılan kanun maddelerine aykırıdır. Davacı aleyhine başlatılan takip tarihi itibarıyla geçerli olan hisse devrinin vergi dairesi tarafından öğrenilmesi üzerine şirketin amme borçlarından dolayı davacı aleyhine takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre limited şirket ortağının, şirketin amme borçlarından dolayı sorumlu olabilmesi için borcun şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerekir. Dosya kapsamında şirket aleyhine başlatılan takibe ilişkin yalnızca ödeme emirleri, haciz varakaları ve şirkete ait araçların sorgusuna ilişkin belgeler bulunmakta olup anılan belgeler şirketin amme borcunu ödeme kabiliyeti olup olmadığının tespiti bakımından yeterli değildir.

Hal böyle olunca, mahkemece, davacı aleyhine takibin başlatıldığı tarih itibarıyla geçerli bir limited şirket pay devri mevcut olduğundan, davacının, dava dışı şirketin amme borçları nedeniyle sorumlu olduğunun kabulü ile 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi gereğince dava dışı şirket aleyhine başlatılan takibin akıbeti araştırılarak şirketin amme borcunu kısmen veya tamamen ödeme gücünün bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne ve ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine 30/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/365, K. 2020/3096, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/365
Karar No
2020/3096
Tarih
30 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/366 K.2020/5153
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/366 K.2020/5508
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/366 K.2020/5683
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/366 K.2020/3451
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2020/366 K.2020/423
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/367 K.2020/4841

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.