Dava, kurum zararından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının Verem Savaş Dairesi eski başkanı olduğunu, davalının daire başkanı olduğu dönemde 09/07/2007 tarihinde yapılan ihalede isoniazid isimli ilacın 100 mg tabletinden 5.000.000 adet, 300 mg tabletinden 12.000.000 adet alım yapıldığını, ihaleye konu ilaçların tüberküloz tedavisinde kullanıldığını, Bakanlık müfettişi tarafından düzenlenen 20/10/2011 tarihli raporda davalı tarafından alımı yapılan isoniazid isimli ilacın 100 mg tabletinden 1.249,215 adetinin ve 300 mg tabletinden 1.755.349 adetinin miadının dolmasına rağmen tüketilemediğini, bu nedenle kamu zararı oluştuğunu,
davalının ihaleye çıkarken geçmiş yıllardaki kullanımları dikkate alması gerekirken önceki yıllara göre çok fazla alım yaptığını, ilaç talebinin birdenbire artmasına neden olacak olağanüstü durumun söz konusu olmadığını, ihtiyacın çok ötesinde alım yapılması nedeniyle çok sayıda ilacın kullanılamadan miadının dolduğunu, bu süreçte davalının kusurlu davrandığını belirterek oluşan kamu zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, verem savaşla ilgili mücadelenin devletin sağlık politikası kapsamında yer aldığı, uygulanan tedavi ile ilgili ilaç alımlarının 2006 yılından itibaren ilgili komisyon tarafından yürütüldüğü, komisyonca saptanan ilaçların davalının bakanı olduğu daire tarafından yürütülen ihale ile satın alındığı, kullanım aşamasında yeterince denetim yapılamadığı, SUT’nde yapılan değişiklikle hastaların eczanelerden ilaç temini yolunun açıldığı, bu nedenlerle alınan ilaçların tamamının kullanılamadığı anlaşılmış ise de imha edilen ilaçlar nedeniyle idarenin zarara uğradığı gerekçe gösterilerek davalıdan tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 17/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.