KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2020/3840 E., 2021/3682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki senet iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.06.2021 Salı günü davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Gerekçeli karar başlığında davacı olarak adı geçen ...'nın, davacılar murisi müteveffa ...'nın kendisinden önce 20/09/1994 tarihinde vefat eden oğlu olduğu anlaşılmakla, davacılar arasında adının yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26/05/2015 gün, 2015/7716 esas, 2015/7691 karar sayılı ilamında; "... taşınmazların şekil şartına bağlı olmaksızın elden bağışlanabilme olanağı bulunmadığı halde; taşınır mallar ve alacakların zilyetliğinin devri konusunda bir geçerlik şekli öngörülmediğinden, hukuken taşınır eşya niteliğinde sayılan değerlerin bağışlanması ya da bağış amacıyla bedelsiz olarak devredilmesi işlemi hukuken geçerlidir. O halde, taşınmazlarla ilgili olan ve kendi alanı ile sınırlı bulunan 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının somut olayda uygulanması olanaklı değildir.
Ne var ki, şirket hisselerinin devri mevzuatımızda belirli esaslara bağlandığından, somut olaydaki uyuşmazlığın 818 sayılı Borçlar Kanununun 18. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 19. maddesi) kapsamında değerlendirilip çözümlenmesi kaçınılmazdır. ..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma hükmüne uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/3840, K. 2021/3682, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama