KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2020/415 E., 2020/2865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Davacılar ... AŞ ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/01/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacıların temyiz itirazlarına gelince:
Dava tarihinin 11/01/2008 olması gerekirken 18/01/2016 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve orta refüjü de aşarak karşı yönden gelen mülkiyeti ... AŞ’ye ait ... sevk ve idaresindeki araca çarparak aracın hasar görmesine ve ...’nun yaralanmasına neden olduğunu belirterek uğradıkları maddi ve manevi zararın giderilmesini istemişlerdir.
Davalı, trafik kazasının yoldan kaynaklı kusurdan meydana geldiğini, Belediyenin asli kusurlu olduğunu, davanın Belediyeye karşı açılması gerektiğini, kusurunun olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, dava dilekçesinde haksız eylemin gerçekleştiği tarih olan 03/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek şekilde yasal faiz talebinde bulunulmasına rağmen mahkemece hatalı olarak 03/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedildiği anlaşılmaktadır. Buna göre bu cihetten usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekir ise de bahse konu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca faiz başlangıç tarihi değiştirilerek kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/415, K. 2020/2865, 21 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama