KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2020/433 E., 2020/2737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 30/12/2009 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı şirket hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/11/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve vekalet ücreti yönünden davalı şirket vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın davalı şirket yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... ile vekalet ücreti yönünden davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davalı ...’ın temyiz istemi yönünden;
Mahkemece her iki davalı yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin verilen 04/04/2013 tarihli ve 2009/639 esas, 2013/203 karar sayılı ilk kararın, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30/03/2015 tarihli ve 2013/15710 esas, 2015/5032 karar sayılı ilamı ile; davalı ...’ın yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onun yönünden onanmasına karar verilmiş, bu haliyle davalı ... yönünden mahkemece verilen ilk karar onanarak kesinleşmiştir.
Şu durumda, mahkemece verilen ilk karar anılan davalı yönünden Yargıtayca onanarak kesinleştiğinden davalı ...’ın temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı şirketin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince;
Mahkemece, bozmaya uyularak davalı şirket yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden davalı şirketin de sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/433, K. 2020/2737, 14 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama