İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/701 K.2020/3424

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/04/2014 gününde verilen dilekçe ile temlikname nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/04/2015 günlü kararın Yargıtayca…

Esas2020/701Karar2020/3424Tarih15 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.178 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2020/701 E., 2020/3424 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ekim 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.178 kelime·6 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/04/2014 gününde verilen dilekçe ile temlikname nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/04/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, temlikname nedeniyle alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; davalının 24/10/2011 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda sakat kalması nedeniyle ... Sigorta AŞ’ den kendisi için tahakkuk edecek tazminat miktarının 60.000 TL'sini müvekkiline temlik ettiğini, temlik tarihinden önce davalının kendisi ile ilgili sigorta şirketine müracatta bulunarak hasar dosyası açtırdığını, müvekkilinin temliknameye dayanarak sigorta şirketine ödeme için başvurduğunda davalının sakatlık tazminatı için ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2013/146 esas sayılı dosya ile tazminat davası açtığını öğrendiğini, davalının kötüniyetli olarak müvekkiline temlik ettiği alacak için de davayı takip ettiğini, halbuki alacağın 60.000 TL'lik kısmının talep ve dava hakkının temlikle birlikte müvekkiline geçtiğini, adı geçen davaya müvekkilinin asli müdahale talebinde bulunduğunu, anılan mahkemece bu talebin kabul edildiğini, ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/146 esas sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/45 esasına gönderildiğini, bu mahkemece yapılan yargılamada temliknamede belirtilen işlemlerin gerçekleştirilmediği, bu nedenle bir alacağın doğmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddine karar verildiğini, davacının ise davasının kabulüne ve ...

Sigorta A.Ş’nin davalıya dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 200.000 TL maddi tazminat ödemesine hükmedildiğini belirtmiş, temlikname gereğince 60.000 TL’nin temlik tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, aynı davanın daha önceden ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/45 esas sayılı dosyasında görüldüğünü, davacının asli müdahil olarak davaya katıldığını ve davasının reddedildiğini, eldeki davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, temliknamedeki şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/45 esas (bozmadan sonra 2016/588 esas sayılı) dosyası incelendiğinde; davacı ... vekili tarafından davalı ... Sigorta AŞ

aleyhine açılan tazminat davasında asli müdahil ...'ın da yer aldığı, mahkemenin ilk kararında davanın kabulüne, asli müdahale davasının ise reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne 140.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ’den tahsili ile davacı ...’a verilmesine, asli müdahil ...’ın davasının ise kabulüne 60.000,00 TL maddi tazminatın asli müdahale tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ’den tahsili ile Asli müdahil ...’a verilmesine karar verildiği, dosyanın temyiz edildiği ve henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlığın aydınlatılması için ilk olarak “dava şartı” ve “derdestlikten” bahsedilmesinde yarar vardır.

Bilindiği gibi, derdestlik (Mülga) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMUK)’nda ilk itiraz olarak düzenlendiği hâlde, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-(ı) maddesi ile dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir.

Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir.

Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır.

Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasının hukukî olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı HMK’nın 114’üncü maddesi ile derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme ile derdestlik iddiası bir olumsuz dava şartı hâline getirilerek ilk itiraz olmaktan çıkarılmıştır.

Derdestliğin ilk koşulu, tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise, daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şekli anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, S.: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, 2.b., Ankara 2007, s.8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir.

Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2015 tarihli, 2013/22-2090 E., 2015/2329 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.

Uyuşmazlığın aydınlatılması için asli müdahale kurumunun da açıklanması gerekmektedir. Bilindiği üzere, hukukumuzda davaya müdahale (katılma) iki türlü olup; bunlar asli müdahale ve fer’i müdahale olarak adlandırılmaktadır.

6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinde “Asli Müdahale” başlığı altında; “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.

Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun “Fer’i Müdahale” başlıklı 66. maddesinde ise; “Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabilir.”şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Belirtilen müdahale şekillerinin davadaki konumu ve sonuçları farklıdır.

Asli müdahale, dava açmak suretiyle gerçekleşmekte olup asli müdahil taraftır ve hakkında hüküm kurulur, asli müdahil hükmü tek başına kanun yoluna götürebilir. Asli müdahale davasının davalısı, görülmekte olan davanın davacısı ve davalısı olup bunlar arasında şekli anlamda mecburi dava arkadaşlığı vardır.

Fer’i müdahalede ise üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle fer’i müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır. Feri müdahale dilekçeyle gerçekleştirir, müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte kanun yoluna götürebilir.

Somut olaya gelince; davacı, davalı ile dava dışı ... sigorta şirketi arasında görülmekte olan davaya 23/09/2013 tarihli asli müdahale dilekçesiyle dava açmak suretiyle müdahale isteminde bulunmuştur. Asli müdahil olarak açtığı davada eldeki davaya konu ettiği temliknamede belirtilen 60.000 TL’lik alacak için talepte bulunmuş, işbu davayı ise 01/04/2014 tarihinde açmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere asli müdahale bir dava olduğuna göre davacı asli müdahil, davalı ise eldeki davanın davalısı ile dava dışı ... Sigorta AŞ’dir.

Bu haliyle, asli müdahale davası ile eldeki davanın konusu, sebebi ve taraflarının aynı olduğu, işbu davanın açıldığı tarihte asli müdahale davasının derdest olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Derdestlik dava şartı olup yargılamanın her aşamasında resen göz önünde tutulmalıdır.

Mahkemece, açıklanan olgular gözetilerek eldeki davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/ı ve 115. maddeleri uyarınca derdestlik nedeniyle usulden reddi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/701, K. 2020/3424, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/701
Karar No
2020/3424
Tarih
15 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/702 K.2020/3598
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/702 K.2020/7459
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/703 K.2020/12084
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/703 K.2020/3263
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/704 K.2020/5617
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/704 K.2020/3423

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.