KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/10137 E., 2023/2487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/552 Esas 2020/544 Karar
- Hüküm/karar
- İstinaf başvurusunun esastan kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2018/70 Esas 2020/209 Karar
Karar Metni
1.153 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince cenaze, defin ve taziye giderlerinin feragat nedeniyle reddine, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... 'in sevk ve idaresindeki, davalı SS 38 No’ lu Özalp Minibüsçüler Motorlu Taşımacılık Kooperatifinin maliki olduğu ve davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş’ nin de zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptığı araç ile davacıların desteğinin kullandığı araca çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacıların eş ve babasının vefat ettiğini,
sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak sigorta şirketince bir ödeme yapılmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ... için 500,00 TL ve davacı çocuk ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı eş ... için 500,00 TL cenaze ve def’in ve 500,00 TL taziye giderinin vefat tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Cenaze, defin ve taziye giderleri talebinden feragat etmiş, destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini ise 14.02.2020 tarihinde eş ... için 156.203,85 TL’ ye, çocuk ... için 16.105,70 TL’ ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... şirketi vekili cevap dileçesinde; davacının genel şartlarda sigorta şirketine başvuru sırasında eklenmesi gerektiği belirtilen belgeler eklenmeden başvuru yapması sebebiyle usulüne uygun başvurudan bahsedilemeyeceği ve talebin usulden reddi gerektiğini, kusur oranının tesbiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müteveffanın müterafik kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, gelirin somut belgelerle ispatı gerektiğini, müteveffanın herhangi bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın aktüer siciline kayıtlı bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini,
eksik evrak ile başvuru yapıldığından temerrüt oluşmadığını, bu nedenle temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde; yetki ve husumet itirazında bulunduklarını, kusur raporu alınması gerektiğini, kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2018/70 Esas, 2020/209 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, cenaze, defin, taziye giderlerine ilişkin taleplerin feragat nedeniyle reddine, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden, 156.203,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...’a verilmesine, 16.105,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...’a verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde; müterafik kusur itirazlarının dikkate alınmadan indirim uygulanmadığını, kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedildiğini ve sigortacı yönünden sigorta bedelinin ödeme yükümlülüğünün belgelerin ibrazından 8 iş günü içinde, böyle bir başvurunun olmaması halinde ise dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu tarihten öncesi için faiz sorumluluklarının bulunmadığını bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesine göre sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki taleplerde, kendisine gerekli belgeler ile müracaat tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Dosyadaki belgelere göre davacının 03.01.2018 tarihinde davalı ... şirketine başvuru yaptığı, 8 iş gününde ödeme yapılmadığı ve buna göre davalı ... şirketinin temerrüt tarihinin 16.01.2018 olması gerekirken mahkemece yanılgılı şekilde kaza tarihi olan 08.12.2017 tarihinin temerrüt tarihi olarak esas alındığı anlaşılmakla temerrüt tarihi yönünden davalının istinaf istemi kabul edilmiştir” gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak,
davanın kısmen kabulüne, cenaze ve defin ve taziye giderlerine ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden, 156.203,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Allianz Sigorta A.Ş. yönünden 16.01.2018 tarihinden diğer davalılar yönünden ise 08.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...’ a verilmesine,
16.105,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Allianz Sigota A.Ş. yönünden 16.01.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 08.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...’ a verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde, müterafik kusur itirazlarının dikkate alınmadığını, müterafik kusur indirimi uygulanmadığını bildirerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu kazada müteveffanın müterafik kusuru bulunup bulunmadığına, müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Davalı ... şirketi vekilinin davacılardan ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, davalı vekilinin temyizi yönünden, temyiz sınırı, her bir dava arkadaşının davası için kabul edilen miktarlar bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Davacılardan Mesut'a yönelik temyize konu edilen miktar 16.105,70 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’ nin altında kalmaktadır.
2. Davalı ... şirketi vekilinin diğer davacı ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... şirketi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... şirketi vekilinin davacı ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... şirketi vekilinin davacı ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10137, K. 2023/2487, 27 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama