KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/10227 E., 2023/7496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/21 E., 2019/411 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
909 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.09.2011 tarihinde davalı idare tarafından Yücetepe Mah. ..... önünde kazı yapılması sebebi ile davacı ... şirketinin sigortalısı olan Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’ne ait ve daha önceden montajı tamamlanmış olan 400‘lük çelik doğalgaz dağıtım hat borusuna zarar verilmesi sonucunda hasar meydana geldiğini, davacı şirketin söz konusu hasar nedeniyle sigortalısına tazminat ödediğini, zararın tazmini konusunda davalı hakkında Ankara 19.İcra Müdürlüğü'nün 2012/5019 takip sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kurumca hasarın meydana gedliği yerde çalışma yapılmadığını, hasar tespit raporunun tek taraflı olarak düzenlendiğini, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.02.2015 tarihli ve 2013/360 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddine, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5019 esas sayılı takip dosyası ile 3.937,26 TL asıl, 172,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.110,07 TL üzerinden başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın 3.389,21 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa ödeme tarihi 24.02.2012'den itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 16.04.2018 tarihli 2015/17502 Esas 2018/4140 Karar sayılı ilamı ile ''..Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava tarihi olan 21.02.2013 tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar mutlak ticari davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren Yasa'nın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda; davacının sigortalısı Başkent Doğalgaz A.Ş. olduğundan, yukarıda açıklanan maddeler ışığında, asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir..'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 13.09.2011 tarihinde davalı idare tarafından yapılan kazı neticesinde, davacı ... şirketinin sigortalısı olan Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’ne ait doğalgaz dağıtım hat borusuna zarar verilmesi sonucunda hasar meydana geldiği, oluşan hasar bedelinin sigortacı sıfatı ile davacı tarafından ödendiği, oluşan hasar nedeni ile davalının kusurlu olup, ödenen tazminat bedelinden sorumlu olduğu,
mahkemece aldırılan bilirkişi raporu dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2012/5019 E sayılı takip dosyasında takibin 3.389,21 TL asıl alacak, 173,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.562,90 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporu davacı tarafın tek taraflı tuttuğu hasar tespit raporuna dayanılarak düzenlendiğini, bu raporların zarar veren ve zarar gören kurum görevlileri tarafından birlikte tutulması 26199 sayılı yönetmelik gereği olduğunu, davacı lehine gaz bedeline, malzeme bedeline, işçilik ücreti, araç yakıt giderleri vs. hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan zarar miktarının fahiş olduğunu ve resen dikkate alınacak nedenlerle mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işyeri sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1472 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 inci maddesi
3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10227, K. 2023/7496, 5 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama