KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/10712 E., 2022/10574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 21/09/2020 tarih, 2020/İHK-13783 sayılı kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davalı ... şirketi nezdinde ... poliçesi ile sigortalı bulunan, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın, 10/08/2018 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine tazminat talebiyle yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını, beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06/03/2020 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 64.810,74 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kısmen kabulü ile 64.810,74 TL’nin 25/10/2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte Halk Sigorta AŞ tarafından başvuru sahibine ödenmesine, geçici maluliyete ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davalı ... şirketinin yaptığı itirazın kısmen kabulüyle, Hakem Heyeti kararının değiştirilmesine, davanın kısmen kabulü ile 49.914,51 TL’nin 25/10/2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte başvuru sahibine ödenmesine, karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir.
Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.
Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir.
Davalı taraf, davacının, sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak, bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacının, aracı kullanan sürücünün oğlu olduğu ve yakın akrabalık ilişkisi bulunduğundan olayda hatır taşıması şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, tazminatlardan hatır indirimi yapmamış; İtiraz Hakem Heyetince davalı yanın bu itirazını; araç işleteninin tüzel kişi olduğu, hatır taşıması durumunun işleten konumundaki tüzel kişiye göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı yanın bu hususa yönelik itirazının kabulüne karar verilerek, hesaplanan tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak tazminata hükmedilmiştir.
Davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü ...’ın kazada yaralanıp malul kalan davacı ...’in babası olduğu, sürücü ile davacının yakın akrabalık ilişkisi bulunduğu; kazanın 04.30 sıralarında, araç içindeki kişilerin yaşadıkları şehirden memleketlerine gittikleri esnada meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Yakın aile bireylerinde olduğu gibi maddi ve manevi menfaatin bulunduğu akrabalar arasındaki ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde olduğundan, belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılamaz.
Bu itibarla, ifade olunan hususlar dikkate alınarak, olayda hatır taşıması söz konusu olmadığından 6098 sayılı TBK'nin 51. maddesi gereğince tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmaması gerekirken, hatalı değerlendirmeyle % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması isabetli görülmemiştir. eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; 64.810,74 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi olarak 9.225,00 TL vekalet ücreti hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazı üzerine yapılan yargılama sonucunda 49.914,51 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi olarak 7.288,82 TL vekalet ücreti hükmedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10712, K. 2022/10574, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama