KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/1126 E., 2021/3821 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2021
- Mahkemesi
- ...Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiş, istinaf mahkemesi davalı ... nun istinaf istemini süreden red etmiş, davalı ... vekilinin isteminin kısmen kabulüne karar vermiş davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı alacaklı vekili, davalı ... hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazını 29.12.2014 tarihinde davalı ... Baharoğlu'na devrettiği halde oturmaya devam ettiğini bu tasarrufun iptalini istemiştir.
Davalı ... Baharoğlu vekili, dava koşullarının oluşmadığını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin taşınmazını rayiç değerinden sattığını, ancak ev buluncaya kadar oturmak üzere diğer davalı ile kira sözleşmesi yapıldığını belirtmiştir.
Mahkemece, davalı ...'nin oğlu Mustafa'nın, diğer davalı ...'nın eşinin iş yerinde çalışması nedeniyle davalıların dolaylı yoldan da olsa bir tanışıklıkları olduğu tanık beyanıyla tespit edildiği, dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedelleri ile bilirkişiler tarafından belirlenen tasarruf tarihindeki rayiç değerleri arasında açık fark bulunduğu, davalılar arasındaki bağ dikkate alındığında taşınmazı satan bir kişinin aynı taşınmazı kiralamak suretiyle kullanmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf mahkemesi, davalı ... Baharoğlu vekilinin istinaf dilekçesi süresinde olmadığından, HMK 346/2 ve 352. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinin reddine, davalı ... tarafından dava konusu taşınmazın ipotek yüklü olarak satın alındığı, 100.000,00 TL ipotek bedeli ile 94.000,00 TL taşınmaz tapu satış bedeli birlikte değerlendirildiğinde davalıya satılan taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek satış değeri ile davalı üçüncü kişi tarafından ödenen bedel arasında misli fark bulunmadığı, bu nedenle
mahkemece dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişiler tarafından belirlenen tasarruf tarihindeki rayiç değerleri arasında açık fark bulunduğu gerekçesine dayanılarak verilen kabul kararı yerinde görülmediği, ancak tanık Ömer’in davalı ...’nin eşinin yanında çalışması,
davalı borçlunun oğlunun da aynı iş yerinde çalıştığına ilişkin beyanları ve ayrıca davalı ...’nin satttığı evde kiracı olarak oturması durumu gözetildiğinde davalı borçlunun alacaklısından mal kaçırdığını ve mali durumunu bilmediğinden söz edilemeyeceğinden davanın bu gerekçeyle kabulü gerekirken aksi değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı oluduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmiş, bu karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 277. maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; İstinaf mahkemesi tarafından, yeniden hüküm tesis edilirken davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.605,29 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 3.084,14 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken hazineye irad kaydı şeklinde karar verilmesi ve hükmün 5.bendinde yeniden hazine lehine mükerrer harç tahsili usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlıklığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1126, K. 2021/3821, 29 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama