KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/1206 E., 2021/2008 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davacının ... 3.Aile Mahkemesi'nde davalılardan ... ile olan davasının yapılan yargılaması sonucunda 228.522,81-TL alacağının doğduğunu, akabinde ... 21.İcra Müdürlüğünün 2016/6600 Esas sayılı dosyası ile iş bu alacağını takibe koyduğunu, tebligatın borçlunun vekiline 29/04/2016 tarihinde borçlu davalı ...'a da 02/05/2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, borçlu adına kayıtlı davaya konu taşınmaz üzerine alacağa dayanak olan ...
3.Aile Mahkemesinde ihtiyati tedbir konulduğunu, davanın davacının lehine sonuçlanmasının ardından icra takibine geçildiğinden davalı borçlunun da bundan haberdar olduğunu, iş bu taşınmazın 25/05/2016 tarihinde icra takibinin açılıp kesinleşmesinin ardından 4784 Yevmiye Nosu ile borçlu tarafından alacaklısını zarara uğratmak kastı ile diğer davalı ... ...'e tapu kaydında belirtildiği üzere 400.000,00-TL bedel ile satıldığını,
davalı borçlunun takipten haberi olduktan sonra mal varlığı üzerinde muvazaalı işlemler yaptığını ve mallarını alacaklısını zarara uğratmak kastı ile diğer davalı aracılığı ile elden çıkarttığını belirterek İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...; 2013 yılının Şubat ayından itibaren konut olarak kullandığı taşınmazı satmak için emlak komisyoncuları ile anlaştığını, bu konudan davacının da bilgisi olduğunu, dava konusu taşınmazı satın alan şahsı satış aşamasında gördüğünü, öncesinde hiçbir şekilde tanışıklığının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; ... Gayrimenkul Yatırım Danışmanlığı aracılığı ile evi satın almak için girişimde bulunan müvekkilinin evin üzerinde ipotek olduğunu, bu paranın yatırılması gerektiğini, başkaca hiçbir problemi olmadığını,
müvekkilinin diğer davalıyı anlaşma aşamasında bir kez, tapu dairesinde ikinci kez olmak üzere iki kez gördüğünü ve başka bir ilişkisinin de bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan satışın dinlenilen tanık anlatımlarında da belirtildiği gibi kurumsal nitelikteki ... isimli emlak şirketi aracılığı ile yapıldığı, ... ile ... arasında herhangi bir tanışıklığın olmadığı, ...'in büyük bir ev arayışı içerisindeyken bu evi bulduğu, taşınmazı satın aldıktan sonra da taşınmazda tadilatlar yapıp bu eve yerleştiği, davalı ...'in ailesi ile birlikte halen bu evde oturduğu, her iki davalının muvazaalı işlem yaptığı konusunda ortada hiç bir kanıtın bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1206, K. 2021/2008, 31 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama