KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/12399 E., 2022/5887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 17/05/2019 tarih 2019/İHK-5271 sayılı kararın, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, trafik sigortası bulunmayan aracın 20/06/2012 tarihinde tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde sürücü olan davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek ıslah dilekçesiyle birlikte ... için 10.787,89 TL ... için 13.182,58 TL, ... için 39.950,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma,toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; başvurunun kabulü ile ... için 10.787,89 TL ... için 13.182,58 TL, ... için 39.950,00 TL tazminatının 27/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazının kabulü ile İstanbul 4 Asliye Ticaret Mah. 2017/1014 – 2018/142 sayılı aynı taraflların bulunduğu aynı kaza nedeni ile açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği,
bu nedenle takim komisyonuna başvuru koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- 5684 sayılı Sigortacılık Yasası’nın 30/12. maddesi gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Davacılar vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılar ... için 10.787,89 TL, ... için 13.182,58 TL olarak zarar belirlenmiş olup, davacılar vekilince bu miktarlar yönünden davanın ıslahı yoluna gidilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulune karar verilmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacılar ... ve ... için verilen karar miktarı itibariyle kesin nitelikte olduğundan davacılar ... ve ... yönünden sunulan temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin ... yönünden sunduğu temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dosyanın incelemesinde; hükme esas alınan ve eldeki dosya ile aynı taraflara ait aynı kaza nedeniyle açılmış olan İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1014 – 2018/142 sayılı dosyasının gerekçeli kararının “...Davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu 07/02/2018 tarihli dilekçesi ile ... ile anlaşmaya varılmış olduğunu, bu bağlamda 225.000,00 TL tazminatın müvekkillerine ödenmesine karar verildiğini, bu nedenle davadan feragat ettiklerini, davalıdan hiçbir alacaklarının kalmadığını beyan ettiği anlaşılmış, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir...” şeklinde olduğu görülmektedir.
Hükme esas alınan bu kararda mahkemece, feragat nedeniyle davanın reddine karar vermiş ise de, davacılar hakkın özünden feragat etmemiş, dava konusu maddi tazminat alacaklarına yargılama sırasında kavuştuğu için vazgeçmişlerdir. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1014 – 2018/142 sayılı kararı kesin hüküm oluşturmamaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin davacı ... yönünden sunduğu diğer itirazların esastan incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin davacı ... yönünden sunduğu yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/12399, K. 2022/5887, 25 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama