KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/12760 E., 2023/4905 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/160 Esas - 2020/953 Karar
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul - Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 3. AsliyeTicaret Mahkemesi
- Tarih
- 31.10.2017
- Sayısı
- 2014/848 Esas 2017/1172 Karar
Karar Metni
1.196 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
12.10.2013 tarihinde davalı ...Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer davalı ....'nin ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın müvekkilinin yaya olan annesi, babası ve kardeşine çarpması nedeniyle bu kişilerin vefat ettiğini, müvekkilinin destekten yoksun kaldığını, manevi zarara uğradığını, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ...Ş. tarafından anne ve baba için kısmi ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek,
annesi, babası ve kardeşi yönünden ayrı ayrı 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...Ş.'den yasal faiziyle tahsiline, annesi ve babası yönünden 35.000,00'er TL, kardeşi yönünden 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ....'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle destek baba yönünden tazminat talebini 59.093,25 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; şirketin sorumluluğunun sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu kaza ölümlü kaza olduğundan kazadan dolayı açılan soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbinin gerektiğini, kusur durumu için de bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davalının temerrüdünün gerçeleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıya tazminat ödemesi yapılması nedeniyle davacının bakiye alacağının kalmadığını, gerçek zararın, konusunda uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, hesaplamada asgari ücretin baz alınması gerektiğini, davalının faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren uygulanabileceğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasını daha sonra destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasının gerektiğini,kardeş yönünden destek tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalılarca sigortalı aracın tam kusurlu olduğu, davacının 25 yaşına kadar anne ve babasından destek göreceği, kardeşinden destek tazminatı isteme şartlarının oluşmadığı, manevi tazminat talebinden feragat edildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının annesi nedeniyle 40.758,45 TL, babası nedeniyle 59.093,25 TL olmak üzere toplam 99.851,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...Ş'den tahsiline, manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının kardeşi ... yönünden destek tazminatı taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, destek babanın emekli maaşı almasının yanı sıra kendisine ait 2 adet ticari taksi plakası bulunduğunu, taksicilik yaptığını, destek annenin de kendi adına kayıtlı narenciye bahçesinde ziraat işiyle uğraştığını ve bahçesinde yetiştirdiği mandalinaların satışından ciddi bir gelir elde ettiğini, anne ve babanın asgari ücretin üzerinde bir kazanca sahip olduğunu belirterek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Davacı vekili, kardeş yönünden destek tazminatı şartları bulunduğunu istinaf nedeni olarak bildirmiş ise de, kardeşlerin birbirine karşı kural olarak bakım görevi yoktur. Ancak, bir kardeşin diğer kardeşe eylemli ve düzenli olarak yardım etmesi halinde, bu kardeş diğerinin desteği sayılır.
TMK'nın 364. maddesi hükmüne göre, herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan kardeşlerine nafaka vermekle yükümlü olup, desteğin refah içinde olması ve destek tazminatı talep eden kardeşin de yardım edilmediğinde yoksulluğa düşeceğinin ispat edilmesi durumunda kardeş destek tazminatı talep edebilir.
Kaza tarihinde davacı 16 yaşında, ölen kardeşi ise 9 yaşında olup kardeşin yaşı itibariyle abisi olan davacıya destek olması mümkün görülmemekle mahkemece kardeş yönünden destek tazminatının reddedilmesi doğru bulunmuştur. Davacı vekili, müvekkilinin anne ve babasının asgari ücretin üzerinde geliri bulunduğunu, asgari ücret baz alınarak yapılan tazminat hesabının haksız olduğunu istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
Mahkemece destek şahısların gelir durumlarıyla ilgili hiçbir araştırma yapılmadığı için bilirkişi raporunda asgari ücret baz alınarak tazminat hesaplanmıştır.
Destek şahısların gelir durumlarının araştırılmamış olması doğru değil ise de davacı vekili yargılama aşamasında destek şahısların gelir durumuna ilişkin bir delil sunmadığı gibi gerek kök, gerekse ek rapora karşı itirazlarında asgari ücret baz alınarak hesaplama yapılmasına karşı koymamış, hatta ıslah dilekçesinde bile bu hususu belirtmemiştir. İlk kez istinaf aşamasında destek şahısların gelir durumuna yönelik itirazlarını bildirmiştir.
Davacı vekili, asgari ücret baz alınarak hazırlanan kök ve ek rapora bu yönüyle itiraz etmemekle davalı yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği bu itiraz haklı bulunmamıştır" gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kardeşi ... yönünden destek tazminatı taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, destek babanın emekli maaşı almasının yanı sıra kendisine ait 2 adet ticari taksi plakası bulunduğunu, taksicilik yaptığını, destek annenin de kendi adına kayıtlı narenciye bahçesinde ziraat işiyle uğraştığını ve bahçesinde yetiştirdiği mandalinaların satışından ciddi bir gelir elde ettiğini, anne ve babanın asgari ücretin üzerinde bir kazanca sahip olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından, manevi tazminatın da ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kaza tarihinde davacının 16 yaşında, ölen kardeşin ise 9 yaşında olup kardeşin yaşı itibariyle abisi olan davacıya destek olmasının mümkün olmaması nedeniyle mahkemece kardeş yönünden destek tazminatının reddedilmesinin doğru olmasına,
davacı vekilinin yargılama aşamasında destek şahısların gelir durumuna ilişkin herhangi bir delil sunmadığı gibi gerek kök, gerekse ek rapora karşı itirazlarında asgari ücret baz alınarak hesaplama yapılmasına itiraz etmemiş olması dikkate alındığında asgari ücret üzerinden gelir hesabının yapılmasının yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/12760, K. 2023/4905, 4 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama