KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/14698 E., 2023/6071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/3790 E., 2021/281 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Kabulü/ Davanın Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi (Asıl
Karar Metni
1.252 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi (Birleşen)
SAYISI
2016/874 E., 2018/623 K. (Asıl) 2017/4 E., 2017/14 K. (Birleşen)
Asıl ve birleşen davada taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; davacılar desteğinin sevk ve idaresindeki aracın davalı tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, aracın 28.08.2013 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacılar ... ve ...'ın oğulları,..... ...'ın babası ve ...'ın eşi,.....'nın kardeşi ...'ın hayatını kaybettiğini,
aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını da yapan davalı şirket tarafından ... ... kararına istinaden poliçe limiti dahilinde ödeme yapılmışsa da zararın karşılanmadığını belirterek bakiye zararın karşılanması için belirsiz alacak davası olarak davacı ... için 78.295,11 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, davacı... ... için 15.005,84 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, davacı ... için 8.889,98 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, davacı ... için 8.889,98 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, davacılar ... ...,
... ... ve ...için 30.000'er TL manevi tazminatın teselsül hükümleri çerçevesinde dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiş. 16.04.2018 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... için 122.227,55 TL davacı... ... için 40.130,56 TL, davacı ... için 54.457,32 TL, davacı ... için 63.841,08 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, ... plakalı aracın davalıya 20.06.2013-2014 vadeli 235229413 nolu birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, ihtiyari mali mesuliyet sigortası genel şartları uyarınca işletenin veya aracı sevk edenin eşinin, usul ve fürunun uğrayacağı zararları dolayısıyla ileri sürülen taleplerin sigorta teminatı dışında bırakıldığını, davalı şirketin sorumluluğu doğmayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ölenin Koçak Farma İlaç ve Kimya San.
A.Ş'de çalışmakta olduğundan gelirin asgari ücrete göre oranlanıp güncellendiği, buna göre davacı ... ... için 350.318,16 TL, çocuk... ... için 83.845,35 TL, baba ... için 80.355,73 TL, anne ... için 89.739,50 TL olarak hesaplandığı, Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesi Teminatı olan 250.000,00 TL'nin ödenmiş olması nedeniyle mahsubu ile davacıların tazminatlarının belirlediği belirtilerek;
asıl davada davacı eş ... için 122.227,55 TL, çocuk... ... için 40.130,56 TL, baba ... için 54.457,31 TL, anne ... için 63.841,08 TL'nin 02.11.2016 temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, davacı eş ... için 40.000,00 TL, davacı çocuk... ... için 35.000,00 TL, davacı anne...ve baba İsmail için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın 02.11.2016 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; birleşen dava dosyasında davacı kardeşler .... ..., ... ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.01.2017 dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda davacılara yapılan ödemenin güncellenerek toplam tazminattan indirilmesinin hatalı olduğunu, ödeme yapanın aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, davalının ise aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, ... tarafından yapılan ödemenin düşülemeyeceğini, davacılar için belirlenen manevi tazminatın çok düşük olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartlarına hiç değinilmediğini, davanın araç sürücünün eşi, usul ve füru tarafından ikame edildiğini, ihtiyari mali sorumluluk sigortasında zorunlu mali sorumluluk sigortasından farklı olarak sürücünün eşi, usul ve fürunun uğrayacağı zararların teminat kapsamı dışında olduğu,
İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın C maddesi gereğince taleplerin teminat dışı olduğunu, tazminat hesabının hukuka uygun olmadığını, müteveffanın gelirinin netleştirilmediğini, davacılar için ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının eşinin evlenip evlenmediğinin araştırılmadığını, tazminata avans faiz uygulanamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılması isteğe bağlı sigorta türlerinden olan ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının, sigorta ettiren ile yapılan sigorta sözleşmesi ile talep edilen zararı üstlenmediğini, sigortacı sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenen teminat dışı haller gibi diğer sözleşme hükümlerini zarar görene karşı ileri sürülebileceğinden poliçe genel ve özel şartları değerlendirildiğinde ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartlarının teminat dışında kalan haller bölümünün 3/c bendinde işletenin veya aracı sevkedenin eşinin,
usul ve füruunun (kendisi ile evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların) ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen talepleri teminat dışı bırakıldığından davacıların zararından davalının ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olmadığı gerekçesiyle;
davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan aracın davalı ... şirketince kasko sigortası ile sigortalandığını, kasko poliçelerinin işletenin ve sürücünün zararlarını ödemekle yükümlü olduğunu, kazada davacıların desteğinin vefat ettiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi limitlerini aşan kısım için kasko poliçesi kapsamında ödeme yapılması gerektiğini, davacıların ölenin salt mirasçı sıfatıyla değil destekten yoksun kalan olarak talepte bulunduğunu, desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağını, her bir davacı bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
İlk Derece Mahkemesince davacılara ödenen maddi tazminatın belirlenen tazminattan güncellenerek düşülmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketince İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacılar desteğinin sevk ve idaresinde bulunan aracın karıştığı trafik kazasında desteğin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409, 1473 ve 1485 inci maddeleri, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Madde 3, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kaza tarihinde yürürlükte bulunan İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na uygun şekilde değerlendirme yapılmasına, ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve bileşen dava davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14698, K. 2023/6071, 8 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama