KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/14708 E., 2023/4250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/135 E. 2021/172 K.
- Hüküm/karar
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2018/131 Esas 2019/482 Karar
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.07.2016 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen siyah renkli aracın davacının kullandığı motosiklete arkadan çarparak kaçtığını, davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, soruşturma dosyası açıldığını, Güvence Hesabına başvuru yapılarak hasar dosyası açıldığını ancak ödeme yapılmadığını iddia ederek şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğuna dair somut delil olmadığını, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) yaptırması gereken araçlardan olup olmadığının ve kazaya karışan aracın trafik sigortasının bulunup bulunmadığının tespit edilemediğini, meydana gelen kazada kusur oranlarının tespiti gerektiğini, maluliyetin kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacının kaza nedeniyle vücudunda meydana gelen yaralanmalarının ciddiyetine (yüzünde ve belindeki izler, bel kırılması) rağmen hastanede doktorun dikkate almayıp sadece iğne yapıp gönderdiğini, polislerin adli vakıa olarak işlem yapmadığını bu sebeple olaydan 1 aydan fazla süre sonra Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına 22.08.2016 tarihli dilekçeyi sunması davacının samimi ve inandırıcı olmadığı kanaatini oluşturduğunu,
ayrıca davacının olay tarihinden sonra ancak suç duyurusu tarihinden önce kendi tek taraflı kazası sonucu yaralanmış olup bunu güvence hesabına yöneltme çabası olmadığını da ispat edemediğini, savcılık dosyasına sunulan kazalı motorun kaza sonrası bulunduğu yolun mahkememizin keşif yaptığı yere uymaması, davacının iddia ettiği gibi motora seleye dikiz aynasının çarpmasının imkansız olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının sürücüsü ve plakası belirlenemeyen bir aracın çarpması sonucu yaralanarak malul kaldığı, tanık beyanlarının dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu, davacıya çarparak yaralanmasına neden olan aracın tam kusurlu olduğu, davalı kurumun meydana gelen zararların tazmininden sorumlu olduğu iddiaları ile kararın kaldırılmasının talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı kanaati ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının kazanın hemen sonrasında hastaneye başvuru yaptığı iddiasına rağmen hastane kayıtlarında trafik kazası kaydı oluşturulmaması ve sağlık kuruluşu tarafından davacının sadece reçete yazılarak eve gönderilmesi olayın oluşuna uygun bulunmamakla, kazanın oluştuğuna dair dosya içerisinde yeterli somut delil bulunmadığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14708, K. 2023/4250, 22 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama