İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14768 K.2023/3331

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/14768Karar2023/3331Tarih13 Mart 2023Okuma11 dk · 2.183 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/14768 E., 2023/3331 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1475 E., 2020/4240 K.
Hüküm/karar
Davanın Reddi / Başvurunun Kabulü ile Davanın Kabulü
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/620 E., 2018/53 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.183 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.01.2016 tarihinde müvekkillerinin desteği (oğlu) ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı ... nezdinde ... poliçesi olan aracın hemzemin geçitte tren ile çarpıştığını, meydana gelen çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile taleplerini davacılardan ... için 77.095,17 TL'ye, ... için 53.667,43 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracın davalı sigortacı şirket tarafından tanzim edilen 18.11.2015-2016 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu talep karşısında müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, uzamış zamanaşımının uygulanabilmesi içinse davanın cezayı gerektirir bir fiilden doğması gerektiğini, kişinin kendi kusuru ile kendine zarar vermesinin ceza hukukunda cezayı gerektirir bir fiil olarak karşılığı bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, ... poliçesini düzenleyen sigorta şirketlerinin 3.şahıslara karşı sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre, murisin kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurunun bulunduğu,

her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/17-142 Esas 2011/411 Karar sayılı kararı uyarınca mirasçı olan hak sahiplerinin destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla trafik sigortacısı olan şirketten tazminat talep edebilecekleri kabul edilmiş iken, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6 maddesi d bendi uyarınca destekten yoksun kalan hak sahibinin destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin açıkça teminat dışı bırakıldığı,

daha sonra 6704 sayılı yasa ile yapılan değişiklik sonucu 2918 sayılı KTK’nun 92/g maddesinin de aynı yönde değiştirildiği, dava konusu poliçenin Genel Şartların yürürlüğe girdiği 01.06.2015 tarihinden sonra 18.11.2015 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle Genel Şartlardaki hükümlere tabi olduğu, dolayısıyla davacıların murisin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin de teminat dışı olduğu ve davacıların murisinin de kazanın oluşumunda %100 kusurlu olması nedeniyle davanın sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişinin, kusur oranını ortaya çıkarmak için mahalinde keşif yapması gerekirken sadece evrak üzerinden müteveffanın kusuruna ilişkin rapor oluşturmasının ve bu raporun Mahkemece hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, kazanın 24.01.2016 tarihinde gerçekleştiğini, 01.06.2015 tarihli ... Genel Şartları'nın ise 6704 sayılı Kanun ile 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dolayısıyla anılan şartların olayda uygulanma imkanının bulunmadığını, normlar hiyerarşisine göre kanunların, Genel Şartlar'ın üzerinde olduğunu, bu nedenle Genel Şartlar'a göre karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihi olan 21.01.2016 tarihi itibarıyla davaya konu rizikonun teminat dışı bırakıldığına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından, iptal kararıyla ortaya çıkan kanun boşluğunun yeni Genel Şartlar'ın yürürlük tarihinden önce Yargıtay içtihatları ile ortaya konulan ilke ve kurallar ile 2918 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda doldurulması gerekmektiği, iş bu davada, davacıların, sırf ölenin mirasçısı sıfatı ile değil destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, destekten yoksun kalma tazminatı, miras yoluyla geçen bir hak niteliğinde değil sigorta hukuku

kapsamında talep edilen bir hak olduğu, bu durumda, ölen kişinin sigortalı aracın işleteni veya sürücüsü olmasının bir önemi bulunmadığı, ölenin kusurunun, üçüncü kişi konumunda olan mirasçılara yansıtılamayacağı (Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2019 gün ve 2017/17-1089 Esas- 2019/294 Karar sayılı ilamı aynı yöndedir), somut uyuşmazlıkta, desteklik ilişkisinin varlığı ispatlandığından davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları bulunduğu, başka bir deyişle davacılar vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazların yerinde olduğu, dosyaya ibraz edilen 10.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda;

kazanın meydana gelmesinde davacıların desteği ...'ın %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacı anne ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 77.095,17 TL, davacı baba ...'ın ise 53.667,43 TL ve temerrüt başlangıç tarihinin 24.05.2016 dava tarihi olduğu, bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, tazminat hesaplamasının Yargıtayın yerleşik uygulama ve ilkeleri dikkate alınarak yapıldığı ve tazminat hesaplamasında herhangi bir hatanın bulunmadığı, raporun dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle;

davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davacı ... için 77.095,17 TL, davacı ... için 53.667,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 24.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının genel şartları ortadan kaldırmadığını, yalnızca normlar hiyerarşisi çerçevesinde genel şartların kanuna aykırı kısımlarının uygulanamayacağının kabul edildiğini, kanuna aykırı olmayan kısımlar için genel şartların hala yürürlükte olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ya da 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda kişinin kendi kusuru ile kendi ölümüne sebep olması karşısında sigorta şirketinin sorumlu olacağına ilişkin hiçbir düzenleme bulunmadığını, destek şahsının kusuruna karşılık gelen zararların genel şartlar ile teminat dışında bırakılmasına bir engel bulunmadığını,

Genel şartların ilgili maddesinin iptal edildiği kabul edilse dahi 2918 sayılı KTK'nun madde 92/1-c, g ve h çerçevesinde dava konusu talebin yine teminat kapsamında olmadığını, kişinin kendi kusuru ile kendi ölümüne sebep olması karşısında işletenin davacılara karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müteveffanın sürücü belgesinin mevcut olmadığını, hatalı olarak bir ödeme yapılsa dahi yine davacılardan bu ödemenin iadesinin isteneceğini, bu açıdan taraf sıfatının birleştiğinin açık olduğunu, ıslah ile ileri sürülen taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayın cezayı gerektirir mahiyette olmadığını,

eldeki davada ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, 2 yıllık zamanaşımının uygulanması gerektiğini, ıslah ile ileri sürülen taleplerin 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın konusunun davacıların gelecekte mahrum kalacağı destek zararı olduğunu, henüz vadesi gelmemiş borç için bugün faiz uygulanmasının doğru olmadığını, davacı yanın işleyecek döneme ilişkin faiz talep hakkı bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 24.01.2016 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.

Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar davacılardan ... için 53.667,43 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacılar desteğinin 24.01.2016 tarihinde davalıya sigortalı aracın sürücüsü iken gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında öldüğü, davaya konu sigorta poliçesinin 18.11.2015 tarihinde tanzim edildiği, poliçe vadesinin 18.11.2015-18.11.2016 tarihleri arasında olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davaya konu olaya ilişkin yürütülen ceza soruşturması sırasında alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 06.12.2016 tarihli raporuna ve eldeki davada ilk derece mahkemesince alınan 10.08.2017 tarihli rapora göre meydana gelen kazada desteğin tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1425 inci maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (a) ve (c) bentleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde bir motorlu aracın işletilmesi sırasında destekten yoksun kalınan zararın, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olması için şu şartların gerçekleşmesi gerektiği söylenebilir.

a) Talep edilen destek tazminatı, 2918 sayılı Kanun'a göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk ve sorumluluk riski çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin olmalıdır. Sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmayacaktır.

b) Motorlu aracın işletilmesinden dolayı ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. İşleten ve işletenin sorumlu olduğu şahısların dışında bir üçüncü kişinin ölüm neticesi, destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, poliçede taraf olan işleten (sigortalı) ya da işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölmesi durumunda ölen kişi, üçüncü kişi sayılmayacağı için desteğinden yoksun kalanların zararından sigortacı sorumlu olmayacaktır.

c) Sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla desteğin kendi kusurundan kaynaklanan destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan Genel Şartlara göre belirlenir. Nitekim 2918 sayılı Kanun'un 90 ıncı maddesinde yapılan değişiklikle, zorunlu sigortacının kapsamındaki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir.

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir.

Sigortanın kapsamı ise Genel Şartların A.3. maddesinde “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür.

Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” şeklinde ifade edilmiştir.

Genel Şartlar A.6. maddesinin (c ) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde, "destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.

Somut olayda, desteğin sevk ve idaresindeki araç ile 24.01.2016 tarihinde kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kazada öldüğü, kaza tarihinde aracın davalı ... nezdinde trafik sigortası bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015, yani kaza tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.

Genel Şartların "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.6. maddesi (d) bendinde; "destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" teminat kapsamı dışında bırakılmış olup bu nedenle kendi ölümüne neden olan sürücünün (desteğin) tam kusuruna isabet eden destek tazminatı talebi ... poliçe teminatı kapsamında değildir.

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber desteğin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, davacıların davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından (H.G.K.'nın 20/04/2021 tarih 2021/17-86 E, 2021/516 K sayılı ilamı da bu yöndedir) davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulü yönünde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14768, K. 2023/3331, 13 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14768
Karar No
2023/3331
Tarih
13 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14769 K.2023/4220
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/14787 K.2023/2069
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/14787 K.2023/1473
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/14806 K.2023/1379
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/14807 K.2023/961
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/14813 K.2023/1469

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.