KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/14937 E., 2021/7583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş, davacı vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 20.10.2021 Salı günü davacı vekili Av. ... ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde davacının yaralandığını davalının eksik ödeme yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye maluliyet zararı olarak şimdilik 5.000,00 TL’nin başvuru tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 47.095,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, talebin kabulü ile 47.095,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 20.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yapılan itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, itirazın kısmen kabulü ile hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının başvuru yaparken aldığı ... Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Darıca Farabi İlçe Devlet Hastanesi 10.11.2016 tarihli maluliyet raporunun incelenmesinde raporun hangi yönetmeliğin esas alınarak düzenlendiği belirli olmadığı gibi, üniversitenin adli tıp bölümü başkanlığınca da düzenlenmediği görülmektedir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için, Adli Tıp Kurumundan ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun ve muayeneli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin davacı lehine hükmettiği nispi tam vekalet ücretini kaldırarak nispi vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücreti takdiri doğru ise de AAÜT'nin 17. maddesi gereğince davacı lehine hükmedilecek nispi vekalet ücretinin 1/5’inin maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerektiği hususu dikkate alınmayarak davacı lehinde maktu vekalet ücretinin altında vekalet ücreti hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14937, K. 2021/7583, 26 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama